<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şirketler İçin Hukuk Danışmanlığı | Avukat Dilber Koyuncu</title>
	<atom:link href="https://avdilberkoyuncu.com/kategori/sirketler-icin-hukuk-danismanligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://avdilberkoyuncu.com</link>
	<description>Adana Avukat</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Oct 2019 13:55:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.0.1</generator>

<image>
	<url>https://avdilberkoyuncu.com/wp-content/uploads/2018/01/cropped-simge-1-32x32.png</url>
	<title>Şirketler İçin Hukuk Danışmanlığı | Avukat Dilber Koyuncu</title>
	<link>https://avdilberkoyuncu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/ticari-davalarda-zorunlu-arabuluculuk/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ticari-davalarda-zorunlu-arabuluculuk</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/ticari-davalarda-zorunlu-arabuluculuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2019 18:43:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketler İçin Hukuk Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[ticari davalarda arabulucu başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[ticari davalarda arabuluculuk]]></category>
		<category><![CDATA[ticari davalarda arabuluculuk 2019]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu arabuluculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=7079</guid>

					<description><![CDATA[<p>19/12/2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan; 7155 Sayılı “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun” ile Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Bu madde hükmüne göre, konusu ticari uyuşmazlık olan davalarda dava şartı olarak zorunlu olarak arabulucuya başvuru kurumu getirilmiştir. 1 Ocak 2019 tarihi itibari ile yürürlüğe giren ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kurumu nasıl işleyecek? Zorunlu arabuluculuk hangi uyuşmazlıkları kapsamaktadır? 5/A maddesi Türk Ticaret Kanunu ve diğer kanunlara atıf yaparak zorunlu arabuluculuğun hangi uyuşmazlıkları kapsadığını belirtmiş olup uyuşmazlıkların kapsamı üç başlık altında toplanabilir. 1) Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olan tazminat ve alacak davaları, 2) Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; -Rehin karşılığında ödünç verme, -Malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi, -Rekabet yasağı, -Yayın sözleşmesi, -Kredi mektubu ve kredi emri, -Komisyon sözleşmesi, -Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcılarının yetkilerinin sona ermesi, -Havale, -Saklama sözleşmeleri, -Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuat, -Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümler, -Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden kaynaklı uyuşmazlıklar ticari dava sayılmakta olup, arabulucuya başvuru zorunludur. 3) Diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Uyuşmazlığın kaynağı yukarıda belirtilen konulardan ise; taraflar arabulucuya başvuru yapmak zorundadır. Arabulucuya başvuru yapmaksızın açılan davalar usulden reddedilir, zira arabuluculuk kurumuna başvuru 1 Ocak 2019 tarihi itibari ile DAVA ŞARTIDIR. Uyuşmazlık Ne Kadar Süre İçerisinde Sonuçlandırılmalıdır? Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. Arabuluculuk görüşmesi olumsuz sonuçlanır ise; Arabulucu görüşmeleri neticesinde taraflar arasında uzlaşı sağlanamazsa arabulucu son tutanağı hazırlar. Arabulucu son tutanağının aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış sureti, taraflar ya da taraf avukatları; dava dilekçesine ekleyerek ticari dava açabilecektir. Arabulucu son tutanağı dava dilekçesine eklenilmediği takdirde mahkeme davacıya 1 hafta kesin süre verecektir. Bu süre içerisinde arabulucu son tutanağı dava dosyasına eklenilmezse açılan dava reddedilir. Arabuluculuk görüşmesi olumlu sonuçlanır ise; taraflar uzlaşma tutanağında belirtilen tutarın ödenmemesi halinde, başvuran veya avukatı görevli mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alarak, doğrudan İcra İflas Kanunu md. 32 uyarınca ilamlı icra takibi yapabilecektir. Ticari Uyuşmazlıklarda Doğrudan İcra Takibi Yapılabilir &#160; Unutulmamalıdır ki ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yalnızca ticari davalar için getirilmiştir. Dolayısıyla İcra İflas Kanunu çerçevesinde tabi ki doğrudan icra takibi yapılabilir. Yapılan icra takibine itiraz edildiği takdirde alacaklı takibe devam edebilmek için ya itirazın kaldırılması davasını ya da itirazın iptali davasını açacaktır. Aksi takdirde alacağına kavuşamaz. İtirazın kaldırılması icra hukukuna yönelik özel bir dava olduğu için arabulucuya başvuru zorunluluğu yoktur, ancak itirazın iptali davası açılacak ise arabulucuya başvuru yapmak zorunludur. Arabuluculuk faaliyeti neticesinde uzlaşı sağlanması durumunda, daha sonra dava açma imkanı olmayacaktır. Bu yüzden mutlaka uzman bir avukattan hukuki danışmanlık hizmeti alınmalıdır. Büromuz Adana ve çevre illerde Adana avukat olarak avukatlık ve danışmanlık faaliyeti yürütmektedir. Detaylı bilgi için iletişime geçiniz. Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırılması</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/ticari-davalarda-zorunlu-arabuluculuk/">Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">19/12/2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan; 7155 Sayılı “<em>Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun</em>” ile <strong>Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi</strong> eklenmiştir. Bu madde hükmüne göre, konusu ticari uyuşmazlık olan davalarda dava şartı olarak zorunlu olarak arabulucuya başvuru kurumu getirilmiştir<strong>. 1 Ocak 2019 tarihi itibari ile yürürlüğe giren ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kurumu nasıl işleyecek? Zorunlu arabuluculuk hangi uyuşmazlıkları kapsamaktadır? </strong>5/A maddesi Türk Ticaret Kanunu ve diğer kanunlara atıf yaparak zorunlu arabuluculuğun hangi uyuşmazlıkları kapsadığını belirtmiş olup uyuşmazlıkların kapsamı üç başlık altında toplanabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>1) Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olan tazminat ve alacak davaları,</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>2) Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">-Rehin karşılığında ödünç verme,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Rekabet yasağı,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Yayın sözleşmesi,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Kredi mektubu ve kredi emri,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Komisyon sözleşmesi,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcılarının yetkilerinin sona ermesi,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Havale,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Saklama sözleşmeleri,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuat,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümler,</span><br />
<span style="color: #000000;">-Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden kaynaklı uyuşmazlıklar ticari dava sayılmakta olup, arabulucuya başvuru zorunludur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>3) Diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Uyuşmazlığın kaynağı yukarıda belirtilen konulardan ise; taraflar arabulucuya başvuru yapmak zorundadır. Arabulucuya başvuru yapmaksızın açılan davalar usulden reddedilir, zira arabuluculuk kurumuna başvuru 1 Ocak 2019 tarihi itibari ile DAVA ŞARTIDIR.</span></p>
<ul>
<li>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Uyuşmazlık Ne Kadar Süre İçerisinde Sonuçlandırılmalıdır?</strong></span></h4>
</li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Arabuluculuk görüşmesi olumsuz sonuçlanır ise;</strong> Arabulucu görüşmeleri neticesinde taraflar arasında uzlaşı sağlanamazsa arabulucu son tutanağı hazırlar. Arabulucu son tutanağının aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış sureti, taraflar ya da taraf avukatları; dava dilekçesine ekleyerek ticari dava açabilecektir. Arabulucu son tutanağı dava dilekçesine eklenilmediği takdirde mahkeme davacıya 1 hafta kesin süre verecektir. Bu süre içerisinde arabulucu son tutanağı dava dosyasına eklenilmezse açılan dava reddedilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Arabuluculuk görüşmesi olumlu sonuçlanır ise;</strong> taraflar uzlaşma tutanağında belirtilen tutarın ödenmemesi halinde, başvuran veya avukatı görevli mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alarak, doğrudan İcra İflas Kanunu md. 32 uyarınca ilamlı icra takibi yapabilecektir.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Ticari Uyuşmazlıklarda Doğrudan İcra Takibi Yapılabilir</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Unutulmamalıdır ki ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yalnızca ticari davalar için getirilmiştir. Dolayısıyla İcra İflas Kanunu çerçevesinde tabi ki doğrudan icra takibi yapılabilir. Yapılan icra takibine itiraz edildiği takdirde alacaklı takibe devam edebilmek için ya itirazın kaldırılması davasını ya da itirazın iptali davasını açacaktır. Aksi takdirde alacağına kavuşamaz. İtirazın kaldırılması icra hukukuna yönelik özel bir dava olduğu için arabulucuya başvuru zorunluluğu yoktur, ancak itirazın iptali davası açılacak ise arabulucuya başvuru yapmak zorunludur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Arabuluculuk faaliyeti neticesinde uzlaşı sağlanması durumunda, daha sonra dava açma imkanı olmayacaktır. Bu yüzden mutlaka uzman bir avukattan hukuki danışmanlık hizmeti alınmalıdır.</span></p>
<div class="entry-content">
<p><span style="color: #000000;">Büromuz Adana ve çevre illerde <em><strong>Adana avukat</strong> </em>olarak avukatlık ve danışmanlık faaliyeti yürütmektedir. Detaylı bilgi için iletişime geçiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/erisimin-engellenmesi-ve-icerik-kaldirilmasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırılması</a></strong></span></p>
</div><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/ticari-davalarda-zorunlu-arabuluculuk/">Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/ticari-davalarda-zorunlu-arabuluculuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vakıf Nasıl Kurulur?</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/vakif-nasil-kurulur/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=vakif-nasil-kurulur</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/vakif-nasil-kurulur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Oct 2019 16:37:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketler İçin Hukuk Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf kurmak 2019]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf kurmak için avukat]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf kurmak için sermaye]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf nasıl kurulur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6989</guid>

					<description><![CDATA[<p>T.C. Anayasası’nın 33. Maddesine göre; herkes önceden izin almaksızın vakıf kurma hak ve hürriyetine sahiptir. Her ne kadar izin almak zorunluluğu olmasa da vakfın kuruluşu için belirli prosedürlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu işlemler Türk Medeni Kanunu’nda belirtilmiştir. Biz de bu yazımızda vakıf kurmak için gerekli prosedüre kısaca değineceğiz. Vakıf; gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve haklarını, belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan mal topluluğudur. Medeni Kanun’da vakıftan bahsedilirken mal topluluğu, derneklerden bahsedilirken ise kişi topluluğu terimi kullanılmıştır. Bu tanımdan yola çıkarsak vakfın kurulması için; belirli ve sürekli bir amacın bulunması gerektiği gibi, bu amaca özgülenen malvarlığının da bulunması gerekir. Vakıf; noter senedi ile kurulabileceği gibi ölüme bağlı tasarruf yolu ile yani vasiyetname ile de kurulabilir. Kimler Vakıf Kurabilir? Vakıf Kaç Kişi ile Kurulur? &#160; Fiil ehliyetine sahip her kişi vakıf kurabilir. Sınırlı ehliyetsiz (ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar) kimseler kanuni temsilcisinin rızası ile dahi vakıf kurması mümkün değildir, zira kanunda vakıf kurmak yasak işlemler arasında sayılmıştır. Ancak bu kişiler vasiyetname yolu ile vakıf kurabilirler. Vasiyetname ile vakıf kurabilmek için ise, ayırt etme gücüne sahip olmak ve 15 yaşını doldurmak yeterlidir. Tam ehliyetsiz kişilerin ise vakıf kurması mümkün değildir. Tüzel kişilerin de vakıf kurabilmesi mümkündür. Ancak tüzel kişinin organlarının bu hususta yetkili olması gerekir. Bu yetki şirket ana statüsünde yer alabileceği gibi genel kurul kararı ile de verilebilir. Vakıf kurmak için kanun asgari bir kişi sayısı belirtmemiştir. Dolayısıyla 1 kişi ile dahi vakıf kurulabilir. Derneklerden ayıran özelliklerden birisi de budur. Zira dernekler için asgari 7 kişi bulunması gerekir. Vakfın Amacı Medeni Kanun’a göre vakfın kurulabilmesi için; belirli ve sürekli bir amacın bulunması gerekmektedir. Bu amaç tek bir amaç olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Ancak bu noktada önemli olan amacın vakıf senedinden anlaşılabilmesidir. Vakfın amacı vakıf senedinden anlaşılamıyor ise asliye hukuk mahkemesi vakıf kurma talebini reddeder. Vakfın amacı, Anayasaya, Cumhuriyetin temel ilkelerine, genel ahlaka, milli birlik ve beraberliğe aykırı olamayacağı gibi, belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amaçlı da vakıf kurulamaz. Malvarlığı Vakfın kurulabilmesi için amaca özgülenen malvarlığının da bulunması gerekir. Bu malvarlığı nakit para olabileceği gibi taşınır taşınmaz mal ve senet de olabilir. Özgülenecek malvarlığı vakfın amacını gerçekleştirmesine yetecek miktarda olmalıdır. Aksi takdirde vakıf tüzel kişilik kazanamayacaktır. Malvarlığı nakit ise, kuruculardan birinin banka hesabına yatırılmalıdır, ardından yatırılan tutara bloke konulacak ve banka buna ilişkin bir evrak verecektir. Bu evrak daha sonra mahkemeye ibraz edilecektir. Eğer para dışında taşınır ya da taşınmaz mal vakfa özgülenecekse mahkeme bu malların değer tespitini yaptıracak ardından malvarlığının niteliğine göre ilgili sicile tescilini sağlayacaktır. Vakıf Kurmak İçin Ne Yapmak Gerekir? Her şeyden önce vakıf senedi hazırlanmalıdır. Vakıf senedinde; vakfın adının, amacının, bu amaca özgülenen malvarlığının, vakfın örgütlenme ve yönetim şeklinin, organlarının ve yerleşim yerinin bulunması gerekir. Eğer ölüme bağlı tasarruf ile vakıf kurulmak isteniyorsa, vasiyetname ya da miras sözleşmesinde de bu unsurlar bulunmalıdır. Eğer vakıf senedinde yazması gereken hususlar yazılmamış ise vakıf kurma talebi sadece bu gerekçe ile reddedilmez, mahkemece eksikliğin giderilmesi ilgili kişilerden istenir. Vakıf senedi noterde düzenlenmelidir. Daha sonra vakfın merkezinin bulunduğu asliye hukuk mahkemesinde dava açılır. Mahkemeye başvurma, resmi senet ile vakıf kuruluyorsa vakfeden tarafından, vakıf ölüme bağlı tasarruf ile kuruluyorsa ilgililerin veya vasiyetnameyi açan sulh hakiminin bildirimi üzerine ya da Vakıflar Genel Müdürlüğünce resmen yapılır. Asliye hukuk mahkemesi tescil talebini, dosya üzerinden inceleyebileceği gibi gerekirse ilgilileri de dinleyerek; şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini, vakıf senedini, malvarlığını, amacın kanuna aykırı olup olmadığını inceler. Bir aykırılık bulunmadığı takdirde vakfın tesciline karar verir. Tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir. Vakıf sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır. Davanın reddine karar verildiği takdirde başvuran, davanın kabulüne karar verildiği takdirde ise Vakıflar Genel Müdürlüğü, tebliğ tarihinden başlayarak 1 ay içerisinde kararı temyiz edebilir. Bu konuda detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz. Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/vakif-nasil-kurulur/">Vakıf Nasıl Kurulur?</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">T.C. Anayasası’nın 33. Maddesine göre; herkes önceden izin almaksızın vakıf kurma hak ve hürriyetine sahiptir. Her ne kadar izin almak zorunluluğu olmasa da vakfın kuruluşu için belirli prosedürlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu işlemler Türk Medeni Kanunu’nda belirtilmiştir. Biz de bu yazımızda vakıf kurmak için gerekli prosedüre kısaca değineceğiz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Vakıf; gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve haklarını, belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan mal topluluğudur. Medeni Kanun’da vakıftan bahsedilirken mal topluluğu, derneklerden bahsedilirken ise kişi topluluğu terimi kullanılmıştır. Bu tanımdan yola çıkarsak vakfın kurulması için; <strong><em>belirli ve sürekli bir amacın</em></strong> bulunması gerektiği gibi, <strong><em>bu</em></strong> <strong><em>amaca özgülenen malvarlığının</em></strong> da bulunması gerekir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Vakıf; noter senedi ile kurulabileceği gibi ölüme bağlı tasarruf yolu ile yani vasiyetname ile de kurulabilir.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Kimler Vakıf Kurabilir? Vakıf Kaç Kişi ile Kurulur?</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Fiil ehliyetine sahip her kişi vakıf kurabilir. Sınırlı ehliyetsiz (ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar) kimseler kanuni temsilcisinin rızası ile dahi vakıf kurması mümkün değildir, zira kanunda vakıf kurmak yasak işlemler arasında sayılmıştır. Ancak bu kişiler vasiyetname yolu ile vakıf kurabilirler. Vasiyetname ile vakıf kurabilmek için ise, ayırt etme gücüne sahip olmak ve 15 yaşını doldurmak yeterlidir. Tam ehliyetsiz kişilerin ise vakıf kurması mümkün değildir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tüzel kişilerin de vakıf kurabilmesi mümkündür. Ancak tüzel kişinin organlarının bu hususta yetkili olması gerekir. Bu yetki şirket ana statüsünde yer alabileceği gibi genel kurul kararı ile de verilebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Vakıf kurmak için kanun asgari bir kişi sayısı belirtmemiştir. Dolayısıyla 1 kişi ile dahi vakıf kurulabilir. Derneklerden ayıran özelliklerden birisi de budur. Zira dernekler için asgari 7 kişi bulunması gerekir.</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Vakfın Amacı</strong></span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">Medeni Kanun’a göre vakfın kurulabilmesi için; belirli ve sürekli bir amacın bulunması gerekmektedir. Bu amaç tek bir amaç olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Ancak bu noktada önemli olan amacın vakıf senedinden anlaşılabilmesidir. Vakfın amacı vakıf senedinden anlaşılamıyor ise asliye hukuk mahkemesi vakıf kurma talebini reddeder.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Vakfın amacı, Anayasaya, Cumhuriyetin temel ilkelerine, genel ahlaka, milli birlik ve beraberliğe aykırı olamayacağı gibi, belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amaçlı da vakıf kurulamaz.</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Malvarlığı</strong></span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">Vakfın kurulabilmesi için amaca özgülenen malvarlığının da bulunması gerekir. Bu malvarlığı nakit para olabileceği gibi taşınır taşınmaz mal ve senet de olabilir. Özgülenecek malvarlığı vakfın amacını gerçekleştirmesine yetecek miktarda olmalıdır. Aksi takdirde vakıf tüzel kişilik kazanamayacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Malvarlığı nakit ise, kuruculardan birinin banka hesabına yatırılmalıdır, ardından yatırılan tutara bloke konulacak ve banka buna ilişkin bir evrak verecektir. Bu evrak daha sonra mahkemeye ibraz edilecektir. Eğer para dışında taşınır ya da taşınmaz mal vakfa özgülenecekse mahkeme bu malların değer tespitini yaptıracak ardından malvarlığının niteliğine göre ilgili sicile tescilini sağlayacaktır.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Vakıf Kurmak İçin Ne Yapmak Gerekir?</strong></span></h5>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Her şeyden önce <strong><em>vakıf senedi</em></strong> hazırlanmalıdır. Vakıf senedinde; vakfın adının, amacının, bu amaca özgülenen malvarlığının, vakfın örgütlenme ve yönetim şeklinin, organlarının ve yerleşim yerinin bulunması gerekir. Eğer ölüme bağlı tasarruf ile vakıf kurulmak isteniyorsa, vasiyetname ya da miras sözleşmesinde de bu unsurlar bulunmalıdır. Eğer vakıf senedinde yazması gereken hususlar yazılmamış ise vakıf kurma talebi sadece bu gerekçe ile reddedilmez, mahkemece eksikliğin giderilmesi ilgili kişilerden istenir. Vakıf senedi <strong>noterde </strong>düzenlenmelidir.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Daha sonra vakfın merkezinin bulunduğu <em>asliye hukuk mahkemesinde</em> dava açılır. Mahkemeye başvurma, resmi senet ile vakıf kuruluyorsa vakfeden tarafından, vakıf ölüme bağlı tasarruf ile kuruluyorsa ilgililerin veya vasiyetnameyi açan sulh hakiminin bildirimi üzerine ya da Vakıflar Genel Müdürlüğünce resmen yapılır.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Asliye hukuk mahkemesi tescil talebini, dosya üzerinden inceleyebileceği gibi gerekirse ilgilileri de dinleyerek; şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini, vakıf senedini, malvarlığını, amacın kanuna aykırı olup olmadığını inceler. Bir aykırılık bulunmadığı takdirde vakfın tesciline karar verir. Tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir. <em>Vakıf sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.</em></span></li>
<li><span style="color: #000000;">Davanın reddine karar verildiği takdirde başvuran, davanın kabulüne karar verildiği takdirde ise Vakıflar Genel Müdürlüğü, tebliğ tarihinden başlayarak 1 ay içerisinde kararı <em>temyiz </em>edebilir.</span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">Bu konuda <a style="color: #000000;" href="/iletisim/">detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.</a></span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</span></strong></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/ticari-davalarda-zorunlu-arabuluculuk/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk</a></strong></span></p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/vakif-nasil-kurulur/">Vakıf Nasıl Kurulur?</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/vakif-nasil-kurulur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşe İade Davası Şartları, Tarafları, Süresi</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/ise-iade-davasi-sartlari-taraflari-suresi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ise-iade-davasi-sartlari-taraflari-suresi</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/ise-iade-davasi-sartlari-taraflari-suresi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jul 2019 13:27:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Şirketler İçin Hukuk Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[adana iş avukat]]></category>
		<category><![CDATA[işe iade avukat]]></category>
		<category><![CDATA[işyeri avukat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6639</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş sözleşmesi, işçi ve işverenin karşılıklı olarak borç altına girdiği sözleşmelerdendir. İşçi işverene ait işyerinde, iş sözleşmesinde anlaşılan işi yapmakla, işveren de yapılan işin karşılığında ücret ödemekle yükümlüdür. İşçi, işverene nazaran daha zayıf konumda olduğu için İş Hukuku genel olarak işçiyi koruma altına alır, ancak bu koruma kesin ve sınırsız olarak yorumlanamaz. İşe iade davası da işçinin haksız ve gerekçesiz olarak işten çıkarılmasına karşı işçiye tanınmış bir imkandır. İşe İade Davası Nedir? &#160; İşe iade davası; iş sözleşmesi işveren tarafından haksız olarak feshedilen işçinin, işe iadesini talep ettiği davadır. 4857 Sayılı İş Kanunu 18/1 maddesinde; “Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/2 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz.” İş Kanunu geçerli nedene dayanmaksızın işten çıkarılmaları bu madde ile güvence altına almış ve bu duruma maruz kalan işçilere işe iade davası açma hakkı tanımıştır. İşe İade Davası Şartları Nelerdir? İşyerinde en az 30 işçi çalıştırılmalıdır. Eğer davalı işyerinde otuzdan az işçi çalıştırılıyorsa işe iade davası açılamaz. İşyerinde çalışan işçi sayısı hesaplanırken, aynı işverene ait aynı işkolundaki diğer işyerinde çalışan işçiler de dahil edilmelidir. Örneğin giyim sektöründe faaliyet gösteren işyeri için, sadece işçinin çalıştığı işyerindeki işçi sayısı değil, diğer şubelerdeki işçi sayısı da hesaba dahil edilmelidir. Bu sayı hesaplanırken iş sözleşmesi askıda olanlar işçiler de dahil edilmelidir. İşçi en az 6 aylık kıdeme sahip olmalıdır. İşçinin işe iade davası açabilmesi için işyerinde en az 6 aylık kıdeme sahip olması gerekir. İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz. İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır. Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilerin işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır. İşveren vekili ve yardımcısı sıfatına sahip olunmamalıdır. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri işe iade davası açamaz. İş sözleşmesinin feshi geçerli nedene dayanmamalıdır. Geçerli neden, haklı neden kadar ağır olarak değerlendirilmeyen, ancak işverene belirli koşullar dahilinde iş sözleşmesini sona erdirme hakkı veren durumlardır. Geçerli nedenin hangi durumlar olacağı kanunda tek tek sayılmamış, mahkemelere bırakılmıştır. Ancak hangi nedenlerin geçerli neden olarak kabul edilmeyeceği kanunda sayılmıştır. Geçerli neden kabul edilmeyen haller; *Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak, *İşyeri sendika temsilciliği yapmak, *Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak, *Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler, *Analık durumunda çalışma ve süt izni halinde işe gelmemek, *Hastalık veya kaza nedeniyle işçi için öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık, işveren için geçerli neden olarak değerlendirilemez. Geçerli neden olarak kabul edilen haller; *İşçinin performans düşüklüğü, *İşçinin sık sık rapor alması, *işyerinde sık sık tartışma yaratarak, işyerinin sükununu bozması, *Sürekli olarak işe geç gelmek, *İşletmenin veya işin gereği veya ekonomik kriz, *İşyerinin yeniden organizasyonu gibi nedenler işveren için geçerli nedenle fesih sebebidir. İşveren işçinin iş sözleşmesini feshetmek istiyorsa işçinin bu konularda savunmasını almalı, akabinde hangi sebebe dayanıyor ise yazılı olarak işçinin iş sözleşmesini bu suretle feshetmelidir. İşe İade Davası Devam Ederken İşçi Başka İşyerinde Çalışabilir mi? İşçi yaşamını idame ettirebilmek için para kazanmak durumundadır. İşe iade davası devam ederken, İşçinin başka işyerinde çalışmamasını beklemek yaşamın olağan akışına aykırıdır. Kanunda bu konuya ilişkin herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Yargıtay ise, işçinin bu süre zarfında başka işyerinde çalışmasında bir sakınca olmadığını, ancak işe iade tazminatı belirlenirken bu durumun göz önüne alınarak miktarın belirlenmesi gerektiği görüşündedir. İşe İade Davasında İspat İşe iade davasında ispat yükü kural olarak işverendedir. İşveren işçiyi geçerli nedenle işten çıkardığını ispat etmelidir. Ancak işçinin gösterilen sebepten farklı bir sebeple işten çıkarıldığı yönünde bir iddiası varsa bu durumu işçi ispat etmelidir. İşe İade Davasının Sonucu İşe iade davası sonucu mahkeme ya işçinin işe iade davasını kabul edecek ya da reddedecektir. İşe iade davası kabul edilirse; -İşçi gerekçeli kararın kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde işverene başvuru yapmalıdır. Bu başvurunun noter kanalıyla yapılması zorunlu olmamakla beraber ispat açısından daha sağlıklıdır. -İşveren, işçinin işe iade başvurusundan itibaren 1 ay içerisinde işçiyi işe başlatmalıdır. Eğer bu süre içerisinde işe başlatmazsa mahkemece kararlaştırılan işe iade tazminatını ödemek zorunda kalır. İşe iade tazminatı en az 4 ay, en fazla 8 ay olarak belirlenir. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları da ödenir. -İşveren işçiyi işe davet eder, ancak işçi işe başlamazsa fesih geçerli hale gelir. İşe İade Davası Arabulucuya Başvuru Zorunluluğu 7036 Sayılı Kanun ile beraber artık işe iade davası da zorunlu arabuluculuğa dahil edilmiştir. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı haline getirilmiştir, aksi halde dava usulden reddedilir. İşe İade Davası Başvuru Süresi İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. 1 aylık süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Dolayısıyla yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı gibi, hakim tarafından da resen dikkate alınır. İşe İade Davası Ne Kadar Sürer? Kanunda, işe iade davasının en fazla 2 ay sürmesi gerektiği, temyiz edildiği takdirde ise en fazla 1 ay içerisinde karara bağlanması gerektiği yazmaktadır. Ancak uygulamada bu sürelere riayet etmek maalesef mümkün değildir. Zira mahkemelerin iş yoğunluğu, tebligat ve dilekçeler aşaması gibi sebepler gerekçe olarak gösterilmektedir. Büromuz Adana ve çevre illerde Adana avukat ve danışmanlık faaliyetleri yürütmektedir. Detaylı bilgi için iletişime geçiniz. Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: İşçilik Haklarının Ödenmemesi Durumunda Kıdem Tazminatı Askerlik Sebebiyle İşten Ayrılan İşçinin Hakları İşyeri Devri Halinde Kıdem Tazminatı ve Diğer Haklar</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/ise-iade-davasi-sartlari-taraflari-suresi/">İşe İade Davası Şartları, Tarafları, Süresi</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">İş sözleşmesi, işçi ve işverenin karşılıklı olarak borç altına girdiği sözleşmelerdendir. İşçi işverene ait işyerinde, iş sözleşmesinde anlaşılan işi yapmakla, işveren de yapılan işin karşılığında ücret ödemekle yükümlüdür. İşçi, işverene nazaran daha zayıf konumda olduğu için İş Hukuku genel olarak işçiyi koruma altına alır, ancak bu koruma kesin ve sınırsız olarak yorumlanamaz. İşe iade davası da işçinin haksız ve gerekçesiz olarak işten çıkarılmasına karşı işçiye tanınmış bir imkandır.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>İşe İade Davası Nedir?</strong></span></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">İşe iade davası; iş sözleşmesi işveren tarafından haksız olarak feshedilen işçinin, işe iadesini talep ettiği davadır. 4857 Sayılı İş Kanunu 18/1 maddesinde;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>“Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/2 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz.”</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İş Kanunu geçerli nedene dayanmaksızın işten çıkarılmaları bu madde ile güvence altına almış ve bu duruma maruz kalan işçilere işe iade davası açma hakkı tanımıştır.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>İşe İade Davası Şartları Nelerdir?</strong></span></h5>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><strong>İşyerinde en az 30 işçi çalıştırılmalıdır.</strong></span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">Eğer davalı işyerinde otuzdan az işçi çalıştırılıyorsa işe iade davası açılamaz. İşyerinde çalışan işçi sayısı hesaplanırken, aynı işverene ait aynı işkolundaki diğer işyerinde çalışan işçiler de dahil edilmelidir. Örneğin giyim sektöründe faaliyet gösteren işyeri için, sadece işçinin çalıştığı işyerindeki işçi sayısı değil, diğer şubelerdeki işçi sayısı da hesaba dahil edilmelidir. Bu sayı hesaplanırken iş sözleşmesi askıda olanlar işçiler de dahil edilmelidir.</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><strong>İşçi en az 6 aylık kıdeme sahip olmalıdır.</strong></span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">İşçinin işe iade davası açabilmesi için işyerinde en az 6 aylık kıdeme sahip olması gerekir. İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz.</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><strong>İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır.</strong></span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilerin işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır.</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><strong>İşveren vekili ve yardımcısı sıfatına sahip olunmamalıdır.</strong></span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri işe iade davası açamaz.</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;"><strong>İş sözleşmesinin feshi geçerli nedene dayanmamalıdır.</strong></span></li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;">Geçerli neden, haklı neden kadar ağır olarak değerlendirilmeyen, ancak işverene belirli koşullar dahilinde iş sözleşmesini sona erdirme hakkı veren durumlardır. Geçerli nedenin hangi durumlar olacağı kanunda tek tek sayılmamış, mahkemelere bırakılmıştır. Ancak hangi nedenlerin geçerli neden olarak kabul edilmeyeceği kanunda sayılmıştır.</span></p>
<p><em><span style="color: #000000;"><strong>Geçerli neden kabul edilmeyen haller;</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #000000;">*Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*İşyeri sendika temsilciliği yapmak,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*Analık durumunda çalışma ve süt izni halinde işe gelmemek,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*Hastalık veya kaza nedeniyle işçi için öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık, işveren için geçerli neden olarak değerlendirilemez.</span></p>
<p><em><span style="color: #000000;"><strong>Geçerli neden olarak kabul edilen haller;</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #000000;">*İşçinin performans düşüklüğü,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*İşçinin sık sık rapor alması,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*işyerinde sık sık tartışma yaratarak, işyerinin sükununu bozması,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*Sürekli olarak işe geç gelmek,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*İşletmenin veya işin gereği veya ekonomik kriz,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">*İşyerinin yeniden organizasyonu gibi nedenler işveren için geçerli nedenle fesih sebebidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">İşveren işçinin iş sözleşmesini feshetmek istiyorsa işçinin bu konularda savunmasını almalı, akabinde hangi sebebe dayanıyor ise yazılı olarak işçinin iş sözleşmesini bu suretle feshetmelidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İşe İade Davası Devam Ederken İşçi Başka İşyerinde Çalışabilir mi?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İşçi yaşamını idame ettirebilmek için para kazanmak durumundadır. İşe iade davası devam ederken, İşçinin başka işyerinde çalışmamasını beklemek yaşamın olağan akışına aykırıdır. Kanunda bu konuya ilişkin herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Yargıtay ise, işçinin bu süre zarfında başka işyerinde çalışmasında bir sakınca olmadığını, ancak işe iade tazminatı belirlenirken bu durumun göz önüne alınarak miktarın belirlenmesi gerektiği görüşündedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İşe İade Davasında İspat</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İşe iade davasında ispat yükü kural olarak işverendedir. İşveren işçiyi geçerli nedenle işten çıkardığını ispat etmelidir. Ancak işçinin gösterilen sebepten farklı bir sebeple işten çıkarıldığı yönünde bir iddiası varsa bu durumu işçi ispat etmelidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İşe İade Davasının Sonucu</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İşe iade davası sonucu mahkeme ya işçinin işe iade davasını kabul edecek ya da reddedecektir. </span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İşe iade davası kabul edilirse;</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">-İşçi gerekçeli kararın kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde işverene başvuru yapmalıdır. Bu başvurunun noter kanalıyla yapılması zorunlu olmamakla beraber ispat açısından daha sağlıklıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-İşveren, işçinin işe iade başvurusundan itibaren 1 ay içerisinde işçiyi işe başlatmalıdır. Eğer bu süre içerisinde işe başlatmazsa mahkemece kararlaştırılan işe iade tazminatını ödemek zorunda kalır. İşe iade tazminatı en az 4 ay, en fazla 8 ay olarak belirlenir. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları da ödenir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">-İşveren işçiyi işe davet eder, ancak işçi işe başlamazsa fesih geçerli hale gelir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İşe İade Davası Arabulucuya Başvuru Zorunluluğu</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">7036 Sayılı Kanun ile beraber artık işe iade davası da zorunlu arabuluculuğa dahil edilmiştir. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı haline getirilmiştir, aksi halde dava usulden reddedilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İşe İade Davası Başvuru Süresi</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. 1 aylık süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Dolayısıyla yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı gibi, hakim tarafından da resen dikkate alınır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>İşe İade Davası Ne Kadar Sürer?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kanunda, işe iade davasının en fazla 2 ay sürmesi gerektiği, temyiz edildiği takdirde ise en fazla 1 ay içerisinde karara bağlanması gerektiği yazmaktadır. Ancak uygulamada bu sürelere riayet etmek maalesef mümkün değildir. Zira mahkemelerin iş yoğunluğu, tebligat ve dilekçeler aşaması gibi sebepler gerekçe olarak gösterilmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Büromuz Adana ve çevre illerde <em><strong>Adana avukat</strong></em> ve danışmanlık faaliyetleri yürütmektedir. Detaylı bilgi için iletişime geçiniz.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</span></strong></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/iscilik-haklarinin-odenmemesi-durumunda-kidem-tazminati/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İşçilik Haklarının Ödenmemesi Durumunda Kıdem Tazminatı</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/askerlik-sebebiyle-isten-ayrilan-iscinin-haklari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Askerlik Sebebiyle İşten Ayrılan İşçinin Hakları</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/isyeri-devri-halinde-kidem-tazminati-ve-diger-haklar/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İşyeri Devri Halinde Kıdem Tazminatı ve Diğer Haklar</a></strong></span></p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/ise-iade-davasi-sartlari-taraflari-suresi/">İşe İade Davası Şartları, Tarafları, Süresi</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/ise-iade-davasi-sartlari-taraflari-suresi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
