<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ceza Hukuku | Avukat Dilber Koyuncu</title>
	<atom:link href="https://avdilberkoyuncu.com/kategori/ceza-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://avdilberkoyuncu.com</link>
	<description>Adana Avukat</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Nov 2019 11:13:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.0.1</generator>

<image>
	<url>https://avdilberkoyuncu.com/wp-content/uploads/2018/01/cropped-simge-1-32x32.png</url>
	<title>Ceza Hukuku | Avukat Dilber Koyuncu</title>
	<link>https://avdilberkoyuncu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tehdit Suçu ve Cezası</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tehdit-sucu-ve-cezasi</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Nov 2019 19:51:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj ile tehdit cezası]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medyadan tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit suçu cezası]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit suçu şikayet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=7202</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tehdit suçu Türk Ceza Kanunu’muzda hürriyete karşı suçlar arasında düzenlenmiştir. Bu suç ile korunan hukuki değer, kişilerin karar verme ve hareket özgürlüğüdür. Tehdit ile mağdurun iç huzuru bozulmuş ve serbestçe hareket edemez hale gelmiştir. Tehdit suçu ve cezası TCK 106. Maddede düzenlenmiştir. Tehdit Suçunun Unsurları Nelerdir? Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Tehdit Sonucu Mağdurun Korkması Gerekir mi? Tehdit sonucu mağdurda korku etkisi yaratması şart değildir. Burada kıstas objektif olarak değerlendirilir. Zira korku eşiği kişiden kişiye göre değişkenlik gösterir. Aynı tehdit sonucu mağdur gece gündüz uyuyamaz hale gelmiş olabileceği gibi; başka bir mağdurun hayatında herhangi bir değişiklik yaratmamış olabilir. Yargıtay kararlarına göre tehdit olarak algılanan durumun; uygunluk, elverişlilik ve yeterlilik koşulları gerçekleşmelidir. Dolayısıyla tehdit olarak algılanan her cümle tehdit suçunu oluşturmaz. Ayrıca uygunluk elverişlilik ve yeterlilik koşullarına da bakmak gerekir. Tehdit Suçu Nasıl İşlenir? Tehdit suçu bizzat söz ile işlenebileceği gibi yazı ile ya da davranışla bile işlenebilir. Ayrıca mesaj, telefon görüşmesi yoluyla da tehdit suçu işlenebilir. Bizzat yüz yüze bulunmak şart değildir. Günümüzde en çok rastlanan durumların başında ise internet üzerinden tehdit yer almaktadır. Kişiler genellikle sosyal medyanın verdiği cesaret ile bir başkasını; facebook, twitter, whatsapp ya da instagram yoluyla tehdit edebilmektedir. Bu gibi medya platformları da maalesef tehdit mecralarındandır. Tehdit Mağdurun Yakınlarına Yönelik Olabilir mi? Tehdit suçunun TCK maddesinde; “bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden…”  ibaresi yer almaktadır. Görüldüğü gibi tehdit suçu sadece bir başkasına yönelik değil bir başkasının yakınına yönelik de olabilir. Tehdit Suçunun Daha Ağır Cezayı Gerektiren Halleri Tehdidin; Silahla, Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, Birden fazla kişi tarafından birlikte, Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Tehdit Suçunda Şikayet Aranır mı? Tehdit suçunun şikayete bağlı olup olmaması tehdit varsayılan davranışın yöneldiği unsura göre değişir. Kişinin kendisinin veya yakınlarının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına karşı yapılacak tehditlerde şikayet aranmamaktadır, savcılık tarafından resen işlem yapılır. Mağdur şikayetten vazgeçse dahi suçun takibi devam edecektir. Kişinin malvarlığına yönelik yapılan tehditlerde ise kişinin şikayeti aranır, resen soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Kişi ayrıca karakola ya da savcılığa tehdit için suç duyurusunda bulunmalıdır. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi durumunda; suç soruşturma aşamasında ise takipsizlik kararı verilir, suç kovuşturma aşamasına geçmiş ise davanın şikayet yokluğu sebebiyle düşürülmesi kararı verilir. Büromuz Adana ve ilçelerinde Adana ceza avukatı olarak avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Detaylı bilgi için iletişime geçiniz.</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/">Tehdit Suçu ve Cezası</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>Tehdit suçu</strong> Türk Ceza Kanunu’muzda hürriyete karşı suçlar arasında düzenlenmiştir. Bu suç ile korunan hukuki değer, kişilerin karar verme ve hareket özgürlüğüdür. Tehdit ile mağdurun iç huzuru bozulmuş ve serbestçe hareket edemez hale gelmiştir. <strong>Tehdit suçu ve cezası</strong> TCK 106. Maddede düzenlenmiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tehdit Suçunun Unsurları Nelerdir?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tehdit Sonucu Mağdurun Korkması Gerekir mi?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tehdit sonucu mağdurda korku etkisi yaratması şart değildir. Burada kıstas objektif olarak değerlendirilir. Zira korku eşiği kişiden kişiye göre değişkenlik gösterir. Aynı tehdit sonucu mağdur gece gündüz uyuyamaz hale gelmiş olabileceği gibi; başka bir mağdurun hayatında herhangi bir değişiklik yaratmamış olabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yargıtay kararlarına göre tehdit olarak algılanan durumun; uygunluk, elverişlilik ve yeterlilik koşulları gerçekleşmelidir. Dolayısıyla tehdit olarak algılanan her cümle tehdit suçunu oluşturmaz. Ayrıca uygunluk elverişlilik ve yeterlilik koşullarına da bakmak gerekir.</span></p>
<h4><span style="color: #000000;"><strong>Tehdit Suçu Nasıl İşlenir?</p>
<p></strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tehdit suçu</strong> bizzat söz ile işlenebileceği gibi yazı ile ya da davranışla bile işlenebilir. Ayrıca mesaj, telefon görüşmesi yoluyla da tehdit suçu işlenebilir. Bizzat yüz yüze bulunmak şart değildir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Günümüzde en çok rastlanan durumların başında ise internet üzerinden tehdit yer almaktadır. Kişiler genellikle sosyal medyanın verdiği cesaret ile bir başkasını; <strong>facebook, twitter, whatsapp ya da instagram yoluyla tehdit</strong> edebilmektedir. Bu gibi medya platformları da maalesef tehdit mecralarındandır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tehdit Mağdurun Yakınlarına Yönelik Olabilir mi?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tehdit suçunun TCK maddesinde; <em>“bir başkasını, <strong>kendisinin veya yakınının</strong> hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden…” </em> ibaresi yer almaktadır. Görüldüğü gibi tehdit suçu sadece bir başkasına yönelik değil bir başkasının yakınına yönelik de olabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Tehdit Suçunun Daha Ağır Cezayı Gerektiren Halleri</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tehdidin;</span></p>
<ol>
<li><span style="color: #000000;">Silahla,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Birden fazla kişi tarafından birlikte,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.</span></li>
</ol>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Tehdit Suçunda Şikayet Aranır mı?</p>
<p></strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;">Tehdit suçunun şikayete bağlı olup olmaması tehdit varsayılan davranışın yöneldiği unsura göre değişir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kişinin kendisinin veya yakınlarının <strong>hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına</strong> karşı yapılacak tehditlerde şikayet aranmamaktadır, savcılık tarafından resen işlem yapılır. Mağdur şikayetten vazgeçse dahi suçun takibi devam edecektir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kişinin <strong>malvarlığına</strong> yönelik yapılan tehditlerde ise kişinin şikayeti aranır, resen soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Kişi ayrıca karakola ya da savcılığa tehdit için suç duyurusunda bulunmalıdır. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi durumunda; suç soruşturma aşamasında ise takipsizlik kararı verilir, suç kovuşturma aşamasına geçmiş ise davanın şikayet yokluğu sebebiyle düşürülmesi kararı verilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Büromuz Adana ve ilçelerinde Adana ceza avukatı olarak avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Detaylı bilgi için iletişime geçiniz.</em></span></p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/">Tehdit Suçu ve Cezası</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bylock Tespit Raporu Alınmaması Eksik Araştırma Niteliğindedir</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/bylock-tespit-raporu-alinmamasi-eksik-arastirma-niteligindedir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bylock-tespit-raporu-alinmamasi-eksik-arastirma-niteligindedir</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/bylock-tespit-raporu-alinmamasi-eksik-arastirma-niteligindedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Oct 2019 21:39:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adana ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bylock tespit tutanağı]]></category>
		<category><![CDATA[bylock yargıtay kararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=7108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kararın Özeti: İlgili Birimlerden Ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Raporu Getirtilip Değerlendirilerek Duruşmada Sanık ve Müdafiine Okunup Diyecekleri Sorulduktan Sonra Karar Verilmesi Gerektiği T.C. YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ E. 2018/4314 K. 2018/5063 T. 12.12.2018 * SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA SUÇU ( Sanığın Bylock Kullanıcısı Olduğunu Kabul Etmediği &#8211; Sanığın Bylock Uygulamasını Kullandığının Kuşkuya Yer Vermeyecek Şekilde Teknik Verilerle Tespiti Halinde Bylock Kullanıcısı Olduğuna Dair Delilin Atılı Suçun Sübutu Açısından Belirleyici Nitelikte Olduğu/İlgili Birimlerden Ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Raporu Getirtilip Değerlendirilerek Duruşmada Sanık ve Müdafiine Okunup Diyecekleri Sorulduktan Sonra Karar Verilmesi Gerektiği ) * SANIĞIN BYLOCK KULLANICISI OLDUĞUNU KABUL ETMEMESİ ( Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu &#8211; Sanığın Bylock Uygulamasını Kullandığının Kuşkuya Yer Vermeyecek Şekilde Teknik Verilerle Tespiti Halinde Bylock Kullanıcısı Olduğuna Dair Delilin Atılı Suçun Sübutu Açısından Belirleyici Nitelikte Olduğu/İlgili Birimlerden Ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Raporu Getirtilip Değerlendirilerek Duruşmada Sanık ve Müdafiine Okunup Diyecekleri Sorulduktan Sonra Karar Verilmesi Gerektiği ) * EKSİK İNCELEME İLE HÜKÜM KURULMASI ( Sanığın Bylock Uygulamasını Kullandığının Kuşkuya Yer Vermeyecek Şekilde Teknik Verilerle Tespiti Halinde Bylock Kullanıcısı Olduğuna Dair Delilin Atılı Suçun Sübutu Açısından Belirleyici Nitelikte Olduğu &#8211; İlgili Birimlerden Ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Raporu Getirtilerek Duruşmada Sanık ve Müdafiine Okunup Diyecekleri Sorularak Karar Verilmesi Gerektiği/Yetersiz Bylock Sorgu Tutanaklarına Dayanılarak Hüküm Kurulmasının Hatalı Olduğu ) 5237/m. 220 ÖZET : Dava, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkindir. Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, bylock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bylock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz bylock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması hatalıdır. DAVA : Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı,başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; KARAR : Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK&#8217;nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-)Sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde; Sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan TCK&#8217;nın 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 Sayılı Kanun&#8217;un 5/1 maddesi gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ilk derece mahkemesince verilen hükmün TCK&#8217;nın 62. maddesinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 Sayılı CMK&#8217;nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde ilk derece mahkemesince belirlenen cezadan TCK&#8217;nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle temel cezanın 7 yıl 6 aydan 6 yıl 3 ay hapis cezasına indirilmesi hukuka aykırı ise de anılan uygulamanın sanık lehine olması ve aleyhe temyiz de bulunmaması hususları gözetilerek CMK&#8217;nın 290/1 maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK&#8217;nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 Sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 Sayılı kararında; &#8220;Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, bylock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bylock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz bylock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı hükmün BOZULMASINA, 12.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: Tehdit Suçu ve Cezası Bylock Tespit Raporu Alınmaması Eksik Araştırma Niteliğindedir Erişimin Engellenmesi Kararına İtiraz</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/bylock-tespit-raporu-alinmamasi-eksik-arastirma-niteligindedir/">Bylock Tespit Raporu Alınmaması Eksik Araştırma Niteliğindedir</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #000000;">Kararın Özeti:</span></strong><span style="color: #000000;"> <strong>İlgili Birimlerden Ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Raporu Getirtilip Değerlendirilerek Duruşmada Sanık ve Müdafiine Okunup Diyecekleri Sorulduktan Sonra Karar Verilmesi Gerektiği</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>T.C.<br />
<strong class="klink">YARGITAY</strong><br />
16. CEZA DAİRESİ<br />
E. 2018/4314<br />
K. 2018/5063<br />
T. 12.12.2018</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>* <strong class="klink">SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA SUÇU</strong> </strong>( Sanığın Bylock Kullanıcısı Olduğunu Kabul Etmediği &#8211; Sanığın Bylock Uygulamasını Kullandığının Kuşkuya Yer Vermeyecek Şekilde Teknik Verilerle Tespiti Halinde Bylock Kullanıcısı Olduğuna Dair Delilin Atılı Suçun Sübutu Açısından Belirleyici Nitelikte Olduğu/İlgili Birimlerden Ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Raporu Getirtilip Değerlendirilerek Duruşmada Sanık ve Müdafiine Okunup Diyecekleri Sorulduktan Sonra Karar Verilmesi Gerektiği )</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>* <strong class="klink">SANIĞIN BYLOCK KULLANICISI OLDUĞUNU KABUL ETMEMESİ</strong> </strong>( Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu &#8211; Sanığın Bylock Uygulamasını Kullandığının Kuşkuya Yer Vermeyecek Şekilde Teknik Verilerle Tespiti Halinde Bylock Kullanıcısı Olduğuna Dair Delilin Atılı Suçun Sübutu Açısından Belirleyici Nitelikte Olduğu/İlgili Birimlerden Ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Raporu Getirtilip Değerlendirilerek Duruşmada Sanık ve Müdafiine Okunup Diyecekleri Sorulduktan Sonra Karar Verilmesi Gerektiği )</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>* <strong class="klink">EKSİK İNCELEME İLE HÜKÜM KURULMASI</strong></strong> ( Sanığın Bylock Uygulamasını Kullandığının Kuşkuya Yer Vermeyecek Şekilde Teknik Verilerle Tespiti Halinde Bylock Kullanıcısı Olduğuna Dair Delilin Atılı Suçun Sübutu Açısından Belirleyici Nitelikte Olduğu &#8211; İlgili Birimlerden Ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Raporu Getirtilerek Duruşmada Sanık ve Müdafiine Okunup Diyecekleri Sorularak Karar Verilmesi Gerektiği/Yetersiz Bylock Sorgu Tutanaklarına Dayanılarak Hüküm Kurulmasının Hatalı Olduğu )</span></p>
<p><span style="color: #000000;">5237/m. 220</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>ÖZET : </strong>Dava, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkindir. Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, bylock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bylock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz bylock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması hatalıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>DAVA : </strong>Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Temyiz edenin sıfatı,başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>KARAR : </strong>Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK&#8217;nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">I-)Sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan TCK&#8217;nın 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 Sayılı Kanun&#8217;un 5/1 maddesi gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ilk derece mahkemesince verilen hükmün TCK&#8217;nın 62. maddesinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 Sayılı CMK&#8217;nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde ilk derece mahkemesince belirlenen cezadan TCK&#8217;nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle temel cezanın 7 yıl 6 aydan 6 yıl 3 ay hapis cezasına indirilmesi hukuka aykırı ise de anılan uygulamanın sanık lehine olması ve aleyhe temyiz de bulunmaması hususları gözetilerek CMK&#8217;nın 290/1 maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK&#8217;nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">II-Sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 Sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 Sayılı kararında; &#8220;Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, bylock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bylock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz bylock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>SONUÇ : </strong>Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı hükmün BOZULMASINA, 12.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tehdit Suçu ve Cezası</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/bylock-tespit-raporu-alinmamasi-eksik-arastirma-niteligindedir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bylock Tespit Raporu Alınmaması Eksik Araştırma Niteliğindedir</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/erisimin-engellenmesi-kararina-itiraz/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Erişimin Engellenmesi Kararına İtiraz</a></strong></span></p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/bylock-tespit-raporu-alinmamasi-eksik-arastirma-niteligindedir/">Bylock Tespit Raporu Alınmaması Eksik Araştırma Niteliğindedir</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/bylock-tespit-raporu-alinmamasi-eksik-arastirma-niteligindedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trafik Kazalarında Ters Yöne Girmek ve Bilinçli Taksir</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/trafik-kazalarinda-ters-yone-girmek-ve-bilincli-taksir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=trafik-kazalarinda-ters-yone-girmek-ve-bilincli-taksir</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/trafik-kazalarinda-ters-yone-girmek-ve-bilincli-taksir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Oct 2019 20:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli taksir]]></category>
		<category><![CDATA[ters yöne girme cezası]]></category>
		<category><![CDATA[ters yöne girmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6995</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Trafikte Ters Yöne Girmek Bilinçli Taksir Olarak Kabul Edilir.&#8221; Karar İçeriği 12. Ceza Dairesi          2017/8849 E.  ,  2019/4409 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK&#8217;nın 89/1, 89/2-d, 62/1, 51/1, 3, 6, 7, 8. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın idaresinde otomobil ile ters istikamette seyir halindeyken, otomobilin sol dikiz aynası kısmıyla, yolun solundan gelip sağına geçmek isteyen yayaya çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği olayda, sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği nazara alınmaksızın, sanık hakkında TCK&#8217;nın 22/3. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine ,incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eksik inceleme ve sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 02/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: Bylock Tespit Raporu Alınmaması Eksik Araştırma Niteliğindedir</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/trafik-kazalarinda-ters-yone-girmek-ve-bilincli-taksir/">Trafik Kazalarında Ters Yöne Girmek ve Bilinçli Taksir</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Trafikte Ters Yöne Girmek Bilinçli Taksir Olarak Kabul Edilir.&#8221;</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Karar İçeriği</strong></span></p>
<p><strong style="color: #000000;">12. Ceza Dairesi         </strong></p>
<p><strong style="color: #000000;">2017/8849 E.  ,  2019/4409 K.</strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi</span><br />
<span style="color: #000000;">Suç : Taksirle yaralama</span><br />
<span style="color: #000000;">Hüküm : TCK&#8217;nın 89/1, 89/2-d, 62/1, 51/1, 3, 6, 7, 8. maddeleri uyarınca mahkumiyet</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanığın idaresinde otomobil ile ters istikamette seyir halindeyken, otomobilin sol dikiz aynası kısmıyla, yolun solundan gelip sağına geçmek isteyen yayaya çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği olayda, sanığın eylemini <strong>bilinçli taksirle</strong> gerçekleştirdiği nazara alınmaksızın, sanık hakkında TCK&#8217;nın 22/3. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Yapılan yargılamaya, toplanıp yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine ,incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eksik inceleme ve sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 02/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/bylock-tespit-raporu-alinmamasi-eksik-arastirma-niteligindedir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bylock Tespit Raporu Alınmaması Eksik Araştırma Niteliğindedir</a></strong></span></p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/trafik-kazalarinda-ters-yone-girmek-ve-bilincli-taksir/">Trafik Kazalarında Ters Yöne Girmek ve Bilinçli Taksir</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/trafik-kazalarinda-ters-yone-girmek-ve-bilincli-taksir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bank Asya Yargıtay Kararı</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/bank-asya-yargitay-karari/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bank-asya-yargitay-karari</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/bank-asya-yargitay-karari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Oct 2019 16:50:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adana ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[bank asya karar]]></category>
		<category><![CDATA[bank asya yargıtay kararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6924</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ceza Genel Kurulu 2018/418 E. , 2019/513 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 16. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ceza Dairesi Sayısı : 911-697 Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık &#8230;&#8217;nin TCK&#8217;nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Artvin Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.04.2017 tarihli ve 48-51 sayılı hükme yönelik sanık müdafisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 30.06.2017 tarih ve 911-697 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesince 27.02.2018 tarih ve 3053-494 sayı ile; &#8220;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; kovuşturma aşamasından sonra dosya içerisine konulduğu anlaşılan ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ayrıca Artvin İl Emniyet Müdürlüğü’nün 09.09.2017 tarihli ByLock içerik inceleme raporunun ve başka dosya şüphelisi olan Behsat Ekici’nin aşama beyanları da getirtilerek CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin &#8216;26.07.2016&#8217; yerine &#8216;15.07.2017&#8217; olarak yazılması&#8221; isabetsizliklerinden bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Üyesi H. Karahan; &#8220;Sanık &#8230; hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına aşağıda yazılı hususlar nedeniyle katılmak mümkün olmamıştır. Sayın çoğunluğun hükmün bozulmasına esas aldığı gerekçede Dairemizin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 &#8211; 2017/3 sayılı ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği karar ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ilk derece mahkemesi olarak verilen yukarıda Dairemizin tarih ve sayısı yazılı karara yönelik temyiz incelemesi ile verdiği 26.09.2017 tarih ve 2017/16-MD-956 2017/370 sayılı kararlarına atıf yapılarak bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bir kısım örgüt mensupları tarafından bir ağ olması nedeniyle örgütün talimatıyla gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığı her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaşacak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgüt bağlantısını gösteren delil olduğu tespit ve kabulüne yer verildikten sonra sanığın bylock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında kovuşturma aşamasından sonra dosya içerisine konulduğu anlaşılan sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ve başka dosya sanığın &#8230;&#8217;nin aşama beyanlarını getirtilerek CMK&#8217;nın 217 maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunduktan sonra diyeceklerinin sorulmasından sonra hüküm kurulması gerektiğinden eksik araştırma ile karar verildiğinden bahisle bozulmuştur. Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı yazılı ilk derece mahkemesi kararı ve bu karara yönelik Yargıtay Ceza Genel Kurulunun temyiz mahkemesi sıfatıyla verdiği karar içeriğinde bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bir kısım örgüt mensupları tarafından bir ağ olması nedeniyle örgütün talimatıyla gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kulanıldığı her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaşacak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgüt bağlantısını gösteren delil olduğu hususunda sayın çoğunluk ile aramızda görüş ayrılığı yoktur. Cevabını aramamız gereken soru şudur ? Sanığın bylock iletişim sistemini örgütsel iletişimde gizliliği sağlama amacıyla kullandığının kesin ve şüpheden uzak tespiti yönünden dosyaya karardan sonra gelen bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ve &#8230;&#8217;nin beyanı dosya kapsamı itibariyle suçun sübutu açısından zorunlu bir delil midir? Sayın çoğunluk ile aramızda görüş ayrılığı bu noktada toplanmaktadır. İlk derece mahkemesi kararına; sanığın görevi, yurt dışı eğitim ve yurt dışı görevlerini çalıştığı stratejik birimleri çalıştığı süre zarfında 348 maaş taltifi ve 2 adet belge almasını sanığın KOM ve Sarp sınır kapısındaki görevlerini, 667 sayılı KHK ile meslekten ihraç edilmiş olmasını örgüt stratejisi doğrultusunda hassas görevde olan sanığın eşinin Bankasyada açtırdığı hesaba örgüt elebaşının çağrısı sonrasında para yatırılmış olmasını Emiyet Müdürlüğü bylock araştırma tutanağından sanığın 505&#8230; nolu hattından iki ayrı İMEİ numaralı telefon makinası ile bylock bağlantısı tespit edilmesini ve sanıktan ele geçen telefonunun bylock tespiti yapılan İMEİ numarası ile uyumlu olmasını bylock araştırma tutanağından sanığın bylock ilk tespit tarihinin 12.08.2014 olduğunu bu tarihte hat ve kullanılan İMEİ numarasının HTS ve baz istasyonu kayıtlarından sanığın kullandığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini bu nedenle kriminal incelemeye ilişkin ara kararından sanığın bylock kullanıcısı olduğu hususu kesinlik kazandığından dönüldüğü kabulüne yer verilerek, sanığın bylock programını kullanıyor olması ve uzun süre örgüt yapısına dahil polis memurlarının çalıştırılmasına özen gösterilen KOM şubedeki görev ve süresi eşi üzerine açılan hesaptan Bankasya üzerinden yaptığı işlemler aldığı maaş taltifleri yurt dışı eğitimi dikkate alınarak sanığın silahlı örgüt üyesi olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Mahkemenin kabulünde yer verdiği deliller duruşmada okunarak hükme dayanak yapılmıştır. Her şeyden önce şunun ifade edilmesi gerekir ki ceza yargılaması şekli delil sistemi üzerinden yürüyen bir yargılama değildir. Bu yönü itibariyle hukuk yargılamasından ayrılır. Ceza yargılamasında hukuka uygun olarak toplanmış her türlü delil kullanılabilir. Delilin akla, mantığa, tecrübe kurallarına hukukun genel ilkelerine aykırı olmaması koşuluyla vicdani kanıyı oluşturacak biçimde toplanması karar için yeterlidir. Ceza yargılamasında uygulama sonucu itibariyle şekli delil sistemine dönüşmemelidir. Bu kapsamda kabul ve iddia olunan bir vakıa başka bir delille kesin olarak kanıtlanıyorsa artık bunun şekli anlamda bir başka bir delile ihtiyaç duymayacağı izahtan varestedir. Somut olayda sanığa ait hattan bylock proğramına erişimin tespiti tarihi 12.08.2014 olmak üzere iki ayrı telefon makinası ile bağlandığı ve sanıktan ele geçen bir telefon makinasının İMEİ numarasının bylock programına bağlanılan telefon olduğu kovuşturma aşamasında toplanan delillerden anlaşılmış bu delil duruşmada okunmuş sanıktan diyecekleri sorulmuştur. Sanığın bylock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit değerlendirme raporu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/bank-asya-yargitay-karari/">Bank Asya Yargıtay Kararı</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #000000;">Ceza Genel Kurulu 2018/418 E. , 2019/513 K.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">&#8220;İçtihat Metni&#8221;</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Kararı Veren</span></strong><br />
<strong><span style="color: #000000;">Yargıtay Dairesi : 16. Ceza Dairesi</span></strong><br />
<strong><span style="color: #000000;">Mahkemesi :Ceza Dairesi</span></strong><br />
<strong><span style="color: #000000;">Sayısı : 911-697</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık &#8230;&#8217;nin TCK&#8217;nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Artvin Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.04.2017 tarihli ve 48-51 sayılı hükme yönelik sanık müdafisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 30.06.2017 tarih ve 911-697 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Ceza Dairesince 27.02.2018 tarih ve 3053-494 sayı ile;</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8220;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;</span><br />
<span style="color: #000000;">1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; kovuşturma aşamasından sonra dosya içerisine konulduğu anlaşılan ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ayrıca Artvin İl Emniyet Müdürlüğü’nün 09.09.2017 tarihli ByLock içerik inceleme raporunun ve başka dosya şüphelisi olan Behsat Ekici’nin aşama beyanları da getirtilerek CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,</span><br />
<span style="color: #000000;">2- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin &#8216;26.07.2016&#8217; yerine &#8216;15.07.2017&#8217; olarak yazılması&#8221; isabetsizliklerinden bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiş,</span><br />
<span style="color: #000000;">Daire Üyesi H. Karahan;</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8220;Sanık &#8230; hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına aşağıda yazılı hususlar nedeniyle katılmak mümkün olmamıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Sayın çoğunluğun hükmün bozulmasına esas aldığı gerekçede Dairemizin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 &#8211; 2017/3 sayılı ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği karar ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ilk derece mahkemesi olarak verilen yukarıda Dairemizin tarih ve sayısı yazılı karara yönelik temyiz incelemesi ile verdiği 26.09.2017 tarih ve 2017/16-MD-956 2017/370 sayılı kararlarına atıf yapılarak bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bir kısım örgüt mensupları tarafından bir ağ olması nedeniyle örgütün talimatıyla gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığı her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaşacak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgüt bağlantısını gösteren delil olduğu tespit ve kabulüne yer verildikten sonra sanığın bylock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında kovuşturma aşamasından sonra dosya içerisine konulduğu anlaşılan sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ve başka dosya sanığın &#8230;&#8217;nin aşama beyanlarını getirtilerek CMK&#8217;nın 217 maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunduktan sonra diyeceklerinin sorulmasından sonra hüküm kurulması gerektiğinden eksik araştırma ile karar verildiğinden bahisle bozulmuştur.</span><br />
<span style="color: #000000;">Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı yazılı ilk derece mahkemesi kararı ve bu karara yönelik Yargıtay Ceza Genel Kurulunun temyiz mahkemesi sıfatıyla verdiği karar içeriğinde bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bir kısım örgüt mensupları tarafından bir ağ olması nedeniyle örgütün talimatıyla gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kulanıldığı her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaşacak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgüt bağlantısını gösteren delil olduğu hususunda sayın çoğunluk ile aramızda görüş ayrılığı yoktur.</span><br />
<span style="color: #000000;">Cevabını aramamız gereken soru şudur ? Sanığın bylock iletişim sistemini örgütsel iletişimde gizliliği sağlama amacıyla kullandığının kesin ve şüpheden uzak tespiti yönünden dosyaya karardan sonra gelen bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ve &#8230;&#8217;nin beyanı dosya kapsamı itibariyle suçun sübutu açısından zorunlu bir delil midir? Sayın çoğunluk ile aramızda görüş ayrılığı bu noktada toplanmaktadır.</span><br />
<span style="color: #000000;">İlk derece mahkemesi kararına; sanığın görevi, yurt dışı eğitim ve yurt dışı görevlerini çalıştığı stratejik birimleri çalıştığı süre zarfında 348 maaş taltifi ve 2 adet belge almasını sanığın KOM ve Sarp sınır kapısındaki görevlerini, 667 sayılı KHK ile meslekten ihraç edilmiş olmasını örgüt stratejisi doğrultusunda hassas görevde olan sanığın eşinin Bankasyada açtırdığı hesaba örgüt elebaşının çağrısı sonrasında para yatırılmış olmasını Emiyet Müdürlüğü bylock araştırma tutanağından sanığın 505&#8230; nolu hattından iki ayrı İMEİ numaralı telefon makinası ile bylock bağlantısı tespit edilmesini ve sanıktan ele geçen telefonunun bylock tespiti yapılan İMEİ numarası ile uyumlu olmasını bylock araştırma tutanağından sanığın bylock ilk tespit tarihinin 12.08.2014 olduğunu bu tarihte hat ve kullanılan İMEİ numarasının HTS ve baz istasyonu kayıtlarından sanığın kullandığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini bu nedenle kriminal incelemeye ilişkin ara kararından sanığın bylock kullanıcısı olduğu hususu kesinlik kazandığından dönüldüğü kabulüne yer verilerek, sanığın bylock programını kullanıyor olması ve uzun süre örgüt yapısına dahil polis memurlarının çalıştırılmasına özen gösterilen KOM şubedeki görev ve süresi eşi üzerine açılan hesaptan Bankasya üzerinden yaptığı işlemler aldığı maaş taltifleri yurt dışı eğitimi dikkate alınarak sanığın silahlı örgüt üyesi olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Mahkemenin kabulünde yer verdiği deliller duruşmada okunarak hükme dayanak yapılmıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Her şeyden önce şunun ifade edilmesi gerekir ki ceza yargılaması şekli delil sistemi üzerinden yürüyen bir yargılama değildir. Bu yönü itibariyle hukuk yargılamasından ayrılır. Ceza yargılamasında hukuka uygun olarak toplanmış her türlü delil kullanılabilir. Delilin akla, mantığa, tecrübe kurallarına hukukun genel ilkelerine aykırı olmaması koşuluyla vicdani kanıyı oluşturacak biçimde toplanması karar için yeterlidir. Ceza yargılamasında uygulama sonucu itibariyle şekli delil sistemine dönüşmemelidir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bu kapsamda kabul ve iddia olunan bir vakıa başka bir delille kesin olarak kanıtlanıyorsa artık bunun şekli anlamda bir başka bir delile ihtiyaç duymayacağı izahtan varestedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Somut olayda sanığa ait hattan bylock proğramına erişimin tespiti tarihi 12.08.2014 olmak üzere iki ayrı telefon makinası ile bağlandığı ve sanıktan ele geçen bir telefon makinasının İMEİ numarasının bylock programına bağlanılan telefon olduğu kovuşturma aşamasında toplanan delillerden anlaşılmış bu delil duruşmada okunmuş sanıktan diyecekleri sorulmuştur.</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanığın bylock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit değerlendirme raporu bu vakıanın kanıtlanmasında artık bir önemi bulunmamaktadır. Kaldı ki istinaf kanun yolu denetiminde dosyaya giren bylock tespit ve değerlendirme raporu mahkemenin kabulünü teyit etmektedir. Yine dosyaya sonradan gelen Behsat Ekici&#8217;nin beyanı da mahkemenin kabulünde yer verip hükme dayanak yaptığı delillere nazaran mahkeminin kabulünü teyit etmektedir. Mahkeme kabulünü teyit eden bu deliller nedeniyle hükmün bozulması AİHS ile garanti altına alınan makul sürede yargılanma hakkına da müdahale içermektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Somut olayda dosya temyiz incelemesi için istinaf mahkemesinden gelmektedir. Temyiz kanun yolunda Alman Yargıtay kararlarına göre mahkemenin kabulünün aksi yönde çok büyük bir olguyu işaret etmeyen yeni delillerin ikame edilemeyeceği yönünde bir kabul vardır. Sayın çoğunluk bozma kararında &#8230;&#8217;nin beyanlarının yeni delil niteliğinde olup olmadığı hususunu tartışmasız bırakmış, ancak sanık müdafinin temyizi ile sanığın aleyhine olan bu delil nedeniyle hüküm bozulmuştur.</span><br />
<span style="color: #000000;">Yine sayın çoğunluğun tespit değerlendirme raporunun CMK&#8217;nın 217. maddesine göre sanık ve müdafine duruşmada okunarak diyeceklerinin sorulmasına ilişkin bozma gerekçesine de katılmak mümkün değildir. Mahkemece sonradan gelen tespit değerlendirme raporu hükme esas alınmamıştır. CMK&#8217;nın 217 maddesine aykırılıktan söz edilebilmesi için duruşmaya getirilmeyen ve huzurda tartışılmayan bir delilin hükme dayanak yapılması gerekmektedir. Tespit değerlendirme raporu ilk derece kararından sonra dosyaya girmiştir. Somut olayda sonradan dosyaya giren delil nedeniyle CMK&#8217;nın 217 maddesine muhalefetten söz edilemeyecektir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bylocka ilişkin gerek Dairemizin gerekse Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararlarında bylock içeriklerinin belirlenmiş olmasının aranmayacağı, bylock programının örgütsel iletişimde gizliliği sağlamak amacıyla kurulup kullanıldığının kesin olarak tespitinin tek başına mahkumiyete yeterli olacağına vurgu yapması karşısında; telefon makinesi imei numarası hat ve HTS baz istasyonu kayıtları ile sanığın bylocku kesin olarak telefonunda kurduğu ve örgütsel iletişimde gizliliği sağlamak amacıyla kullandığının ilk derece mahkemesince ortaya konulup tartışılan diğer delillerle silahlı örgüte üye olmak suçu sabit olduğundan hükmün onanması görüşüyle sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmak mümkün olmamıştır&#8221; düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 16.04.2018 tarih ve 50229 sayı ile;</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8220;Artvin Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2017 gün ve 2017/103 Esas sayılı iddianamesi ile, &#8216;Şüpheli Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosunda emniyet amiri olarak görev yapmakta iken kamu görevinden çıkartılmıştır. FETÖ/PDY’nin, diğer devlet kurumları gibi polis teşkilatı içinde de örgütlendiği, öteden beri kamuoyu tarafından bilinmektedir. Örgütün ulaşmak istediği nihai hedefler göz önünde bulundurulduğunda, bu son derece &#8216;anlaşılabilir&#8217; bir durumdur. Zira Emniyet Genel Müdürlüğü; adli, idari ve istihbari kolluk görevi ifa eden ve aynı zamanda güç kullanma yetkisine sahip olan bir devlet kurumudur.</span><br />
<span style="color: #000000;">Şüpheli &#8230;&#8221;nin KOM Şube Müdürlüğünden alınan yazıda FETÖ/PDY örgüt mensuplarınca kullanılan gizli yazışma programı Bylock’u kullandığı anlaşılmıştır. (Bylock Programı flaş bellek ile kurulum dosyasını telefona kopyalama ile başlayan bir mesajlaşma programıdır. Giriş şifresi oluşturulduktan sonra sisteme Türkiye haricinden başka bir ülkenin Server (Sörvır)’ı üzerinden bağlantı sağlanabilmektedir. Bu bağlantı genellikle ABD (Amerika Birleşik Devletleri) üzerinden gerçekleşmektedir. Bylock üzerinden gönderilen mesajlar, mesajı gönderdikten sonra alıcı tarafından silinmemiş ise 24 saat içerisinde mesaj sistem tarafından otomatik olarak silinmektedir. Ancak gönderici mesajı gönderdikten sonra mesajı telefonundan silerse, alıcı mesajı okuduktan sonra sistem mesajı otomatik olarak silmekte, Bylock içerisinde gelen mesajlardan telefonların özelliklerine göre ekran görüntüsü kopyası alınabilmektedir. Bylock programı ile ilgili yapılan incelemede, yürütülen soruşturmalar kapsamında alınan ifadelerden anlaşıldığı üzere; örgütün kritik noktalarına bakan tüm üyelerinin yoğun olarak Bylock denilen programı kullandığı, örgüt üyelerinin Bylock üzerinden mesajlaşmak suretiyle bilgi alışverişini sağladıkları, bu örgüte ilişkin çeşitli soruşturmalar kapsamında yakalanan ve Bylock programını kullandıkları anlaşılan şüphelilerin de FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşisi içerisindeki talimatlar doğrultusunda hareket ettikleri değerlendirilmektedir.)</span><br />
<span style="color: #000000;">Şüphelinin eşinin terör örgütü ile ilintisi açık bulunan Bank Asya&#8217;da hesabının bulunduğu, bu hesabın 11/07/2014 tarihli ve 10.000 TL tutarlı olduğu anlaşılmıştır. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafında da 10/01/2017 tarihli tevdi raporunda durumun açıklıkla ortaya konulduğu anlaşılnıştır.&#8217; denilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, yerel mahkemece suç sabit görülüp sanığın TCK.nun 314/2, 3713 s.Y. 5/1 ve TCK.nun 62. maddeleri gereği cezalandırılmasına dair hüküm kurulmuştur. Anılan hükme yönelik istinaf başvurusu da Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30/06/2017 gün ve 2017/911 Esas &#8211; 2017/697 Karar sayılı kararı ile esastan reddedilmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanık hakkında Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra 07/11/2017 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Hükme esas alınan deliller incelendiğinde;</span><br />
<span style="color: #000000;">Artvin İl Emniyet Müdürlüğünün 23/02/2017 günlü yazısı ekindeki aynı tarihli tutanağa göre sanığın &#8230; no.lu adına kayıtlı GSM hattı üzerinden 351585062908186 IMEI no.lu telefon makinesi ve 36904105531493 IMEI no.lu telefon makineleri ile 12/08/2014 ilk kullanım tarihli olmak üzere Bylock uygulamasını kullandığının tespit edildiği, 14/04/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre 36904105531493 IMEI no.lu telefon makine Bylock uygulamasının kullandığının belirlendiği bildirilmiştir. Bu deliller sanığa okunmuş ve hükme esas alınmıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Duruşmada sanığa okunan ve hükme esas alın bu deliller, istinaf başvurusunun reddinden sonra dosyaya intikal eden Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı olmasa bile sanığın mahkumiyeti için yeterli olduğu, bu nedenle dosyadaki delillerin teyidi mahiyetindeki Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının sonuca bir etkisinin olmadığı&#8221; görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.</span><br />
<span style="color: #000000;">CMK&#8217;nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesince 05.06.2018 tarih, 2093-1904 sayı ve oy çokluğuyla; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">TÜRK MİLLETİ ADINA</span><br />
<span style="color: #000000;">CEZA GENEL KURULU KARARI</span><br />
<span style="color: #000000;">Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında ilk derece mahkemesince hüküm verilinceye kadar elde edilen mevcut deliller karşısında, temyiz incelemesi sırasında dosyaya giren sanığa ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile tanık beyanının duruşmada sanığa anlatılmasının gerekli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.</span><br />
<span style="color: #000000;">İncelenen dosya kapsamından,</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanık &#8230;&#8217;nin; Artvin ili, Cankurtaran Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinde emniyet amiri olarak görev yapmaktayken, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı olduğu gerekçesiyle 17.07.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ve 17.08.2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanığın görevden uzaklaştırılması üzerine Artvin İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan suç duyurusu sonucunda sanık hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma kapsamında elde edilen delillerin incelenmesinde;</span><br />
<span style="color: #000000;">26.07.2016 tarihli ev arama, yakalama, el koyma, gözaltına alma tutanağına göre; sanık hakkında mahkemece verilen arama kararı kapsamında sanığın ikametine gelindiğinde evde olduğu görülüp yakalandığı ve yapılan üst aramasında bir adet sonradan 351585062908186 IMEI numaralı olduğu belirlenen LG marka cep telefonuna el konulduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanığa ilişkin &#8220;Personel Bilgi Notu&#8221; başlıklı belgeye göre;</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; 05.07.2000 tarihinde aday memur olarak Ankara&#8217;da göreve başlayan sanığın talebi üzerine Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına naklen atanarak 26.09.2001 tarihinde göreve başladığı, buradaki görevinden ikinci bölge birinci görev sırası geldiğinden ilgili daire planlaması kapsamında Artvin Sarp Kara Hudut Kapısı Şube Müdürlüğüne atanıp burada 25.07.2014 tarihinde göreve başladığı, son olarak yine naklen atama yoluyla 31.10.2015 tarihinde Artvin ilinde Cankurtaran Bölge Trafik Denetleme Amirliğinde Trafik İstasyon Amiri olarak göreve başladığı ve meslekten ihraç edilene kadar bu görevi sürdürdüğü,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; Sanığın 30.06.2000 tarihinde Polis Akademisinden, 20.05.2009 tarihinde de New Jersey Devlet Üniversitesinde yüksek lisansını tamamlayarak mezun olduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; Söz konusu belgede yer alan &#8220;Taltif Özet Bilgileri&#8221; başlıklı bölümde, sanığın görev süresince 348 maaş taltifi ve 2 adet belge aldığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; &#8220;Yurtdışı Bilgileri&#8221; başlıklı bölümde de, yüksek lisans eğitimi için 27.08.2007 ila 15.01.2009 tarihleri arasında Amerika ülkesinde, geçici görev kapsamında da 03.04.2005 ila 10.04.2005 ve 01.03.2010 ila 08.03.2010 tarihleri arasında Almanya ülkesinde bulunduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">Bilgilerine yer verildiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığınca düzenlenen 10.04.2017 tarihli “Yeni ByLock CBS Sorgu Sonucu” başlıklı raporda; sanığın 35158506290818 ve 35904105531493 IMEI numaralı cihazları ve &#8230; numaralı GSM hattını kullanarak ByLock sistemine bağlandığının ve buna dair ilk tespit tarihinin 12.08.2014 olduğunun belirtildiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">Kolluk görevlilerince düzenlenen 27.03.2017 tarihli tutanakta; sanığın kullandığı bildirilen &#8230; ve 05054692712 numaralı hatlarla ilgili Bylock sorgu modülü üzerinden yapılan sorgulamada, &#8230; numaralı hatta dair Bylock kaydının bulunduğu, diğer hatta dair ise bulunmadığı bilgisine yer verildiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">Asya Katılım Bankası A. Ş. (BankAsya) Bankacılık Hizmetleri Müdürlüğünce düzenlenen 27.02.2017 tarihli rapora göre; sanığın bu banka nezdinde açılmış bir hesabının bulunmadığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği&#8217;nin 10.01.2017 tarihli tevdi raporuna göre, sanığın eşi olan Fatma Kaleli adına Bank Asya&#8217;da 11.07.2014 tarihinde katılım hesabı açıldığı, hesabın 31.12.2013 tarihinden sonraki hareketlerinin incelenmesinde, EFT Virman, Gelen Hesaba EFT, Katılım Hesabı Açma, Katılım Hesabı Temdit, Virman YP-TL, VRM (Fark Hesap/Aynı Şube) şeklinde işlemlerin olduğu ve hesabın aktif olarak kullanıldığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanığın eşinin Bank Asya&#8217;da mevcut hesabına ait hareketlerin incelenmesinde; bu bankaya 2014 yılının Temmuz ayında 10.000 TL yatırıldığı, 2014 yılının Ekim ayında paranın 22.000 TL&#8217;ye çıktığı, 2014 yılının Aralık ayından itibaren para miktarının düşüşe geçtiği ve 2015 yılının Aralık ayı itibarıyla hesapta 7.497 TL bulunduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu&#8217;nun 27.02.2017 havale tarihli yazısı ekinde gönderilen CD&#8217;nin çözümlenmesi sonucunda çıkarılan HTS raporu inceleme tutanağında; 12.08.2014 ila 13.11.2014 tarihleri arasında olmak üzere, 351585062908186 IMEI numaralı telefonun iletişim tespit sorgu sonuçlarında kayıt bulunamadığı, 05054692712 numaralı hattın Ekrem Dayanç adına kayıtlı olup iletişim tespit sorgu sonuçlarında bu hatta dair de kaydın bulunmadığı, 35904105531493 IMEI numaralı telefonun &#8230; numaralı telefon hattının sanık adına kayıtlı olup bu IMEI numaralı telefonla kullanıldığı, 01.07.2016 ila 31.07.2016 tarihleri arasında 351585062908186 IMEI numaralı telefonun da aynı hatla kullanıldığının tespit edildiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf isteminin reddine ilişkin hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunduğu sırada, ByLock sistemine dahil olan kullanıcılara sistem tarafından otomatik olarak atanan ve sanığın kullandığı belirtilen User-ID numarasına ve diğer kullanım detaylarına ilişkin Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.11.2017 tarihli ve 2017/911 sayılı yazısıyla dosyaya sunulduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanık &#8230; hakkındaki ByLock verilerini içerdiği belirtilen “Tespit Değerlendirme Tutanağı” başlıklı rapora göre;</span><br />
<span style="color: #000000;">a) &#8220;96320 ID&#8217;yi Kullanan Kullanıcılar&#8221; başlığı altında sanık &#8230;&#8217;ye yer verildikten sonra &#8220;Kullanıcı Profil Bilgileri&#8221; alt başlığında; ID&#8217;nin “96320”, kullanıcı adının “bfk0878”, son online (sisteme giriş) tarihinin; “10.05.2015, 18:49:01” olduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">b) &#8220;Abone Tespit Kayıtları&#8221; başlığı altında; tespit edilen GSM numarasının sanıkta ele geçirilen telefona takılı SIM karta ait GSM numarası olan &#8230;, tespit edilebilen ilk log tarihinin &#8220;20.11.2014&#8221; olduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">c) &#8220;96320 ID&#8217;ye bağlı istatistik&#8221; başlığı altında; yazışma/mail durumu “Aktif/Aktif”, gönderilen mail sayısı &#8220;Veri: 0, Log: 1&#8221;, toplam mail sayısı “Veri: 0”, gelen arama sayısı “Veri:7”, giriş sayısı “Log: 78”, alınan mail sayısı: “Veri: 0, Log: 47”, toplam gönderilen mail sayısı “Veri: 0”, giden arama sayısı “Veri: 7, Log: 1”, eklediği arkadaş sayısı “Log: 1”, alınan mesaj sayısı “Veri: 0, Log: 222”, okunan mail sayısı “Log: 63”, toplam alınan mail sayısı “Veri: 0”, alınan dosya sayısı “Veri: 0”, gönderilen mesaj sayısı “Veri: 0, Log: 326”, silinen mail sayısı “Log: 45”, katıldığı grup sayısı: &#8220;Veri: 0&#8221; ve gönderilen dosya sayısı: &#8220;Veri: 0, Log: 1&#8221; şeklinde olduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">d) &#8220;96320 ID&#8217;yi Ekleyenlerin Verdikleri İsimler (Roster)&#8221; başlığı altında, &#8220;96320&#8221; ID&#8217;yi on dört kullanıcının eklediği, bu kullanıcılardan birisinin &#8220;96320&#8221; numaralı ID&#8217;ye &#8220;kory&#8221;, diğerinin de &#8220;koray&#8221; ismini verdikleri, &#8220;96320 ID&#8217;nin Eklediklerine Verdikleri İsimler (Roster)&#8221; başlığı altında ise, bu kullanıcının on beş kullanıcıyı eklediği,</span><br />
<span style="color: #000000;">e) &#8220;96320 ID&#8217;nin Katıldığı Gruplar ve Grupların Kişi Listesi&#8221; başlığı altında, &#8220;96320&#8221; ID numaralı kullanıcının, Halil İbrahim Aydoğdu adlı kullanıcı tarafından &#8220;ART&#8221; adıyla ve Hasan Has adlı kullanıcı tarafından &#8220;alt A1/4st dvr&#8221; adıyla kurulduğu belirtilen iki gruba dahil olduğu, her iki grupta da Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevli oldukları belirtilen diğer Bylock kullanıcılarına grup üyeleri olarak yer verildiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">f) “96320 ID&#8217;ye Bağlı Kişi Listesi” başlığı altında, aralarında Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevli oldukları belirtilen kişilerin de olduğu 11 ByLock kullanıcısının bulunduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">g) “96320 ID&#8217;nin arama kayıtları” başlığı altında, farklı kullanıcılarla kurulmaya çalışılan toplam 14 arama kaydının bulunduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">k) &#8220;366152 ID&#8217;ye Bağlı IP Log Tablosu&#8221; başlığı altında, 08.11.2014 ila 10.05.2015 tarihleri arasında toplam 824 Login hareketinin bulunduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">Dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunduğu sırada ayrıca, sanığa ait olduğu belirtilen Bylock çözümlerine dair inceleme raporunun, sanığın kullandığı cep telefonuna ve hattına ilişkin baz sinyal bilgisi ve IP kayıtları inceleme tutanağının, 12.04.2018 tarihli Bylock sorgu sonucunun ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hakkında ayrı dava açılan Behsat Ekici&#8217;nin, aralarında sanığın da bulunduğu bazı kişilerin örgütle irtibatı hususunda verdiği kolluk ifadesine dair tutanağın da Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sistemi aracılığıyla dosyaya sunulduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">Bu belgelerden;</span><br />
<span style="color: #000000;">Kolluk görevlilerince düzenlenen 09.09.2017 tarihli tutanağa göre; sanığa ait olduğu belirtilen Bylock-ID numarasını ekleyen kişiler arasında yer alan Halil İbrahim Aydoğdu, Bayram Yıldırım ve İlyas Tansel&#8217;in örgütün mahrem imamlarından oldukları, sanığın Fatma adlı eşi ile Büşra ve İrem Betül adlı kızlarının olduğu, bu nedenle kızlarının, eşinin ve kendisinin isminin baş harfleriyle &#8220;bfk078&#8221; şeklinde Bylock kullanıcı adı oluşturduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">12.04.2018 tarihli baz sinyal bilgisi ve IP kayıtları inceleme tutanağına göre; sanığa ait &#8230; numaralı GSM hattının takılı olup Bylock sorgu sonucunda yazılı IMEI numarasıyla, baz sinyal döküm bilgisindeki 35904105531430 IMEI numarasının aynı olduğu, CGNAT kayıtlarına göre bu IMEI numaralı cihaz üzerinden, Bylock programına ait 46.166.160.137 IP adresine 12.08.2014 ila 10.05.2015 tarihleri arasında 845 bağlantı, 46.166.164.176 IP adresine 02.09.2014 ila 06.09.2014 tarihleri arasında 46 ve 46.166.164.177 IP adresine de 09.09.2014 ila 27.10.2014 tarihleri arasında 36 adet olmak üzere toplam 927 adet bağlantı kaydının bulunduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığınca düzenlenen 12.04.2018 tarihli “ByLock CBS Sorgu Sonucu” başlıklı raporda; sanığın 35158506290818 ve 35904105531493 IMEI numaralı cihazları ve &#8230; numaralı GSM hattını kullanarak ByLock sistemine bağlandığının, buna dair ilk tespit tarihinin 12.08.2014 ve Bylock User-ID numarasının da 96320 olduğunun belirtildiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hakkında ayrı dava açılan Behsat Ekici&#8217;nin dosyaya sunulan ve müdafisi huzurunda verdiği kolluk ifadesinde de; etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini, emniyet amiri olarak görev yapmaktayken ihraç edildiğini, Polis Akademisinde okuduğu dönemde 1996-1997 yılları arasında Ankara&#8217;da Mehmet adlı imamın koordinesinde yapılan toplantılara kendisiyle birlikte sanık &#8230;&#8217;nin de katıldığını, bu toplantılarda dini konuların konuşulmasının yanı sıra Fetullah Gülen&#8217;in kitaplarının okunup videolarının izletildiğini, kendilerine tedbirli davranmalarının söylendiğini, 2001 yılında KOM Daire Başkanlığında görevlendirildiğini, Ankara&#8217;da kendisini kahvaltıya çağıran Serkan adlı komiser yardımcısının evine gittiğinde sanığı da orada gördüğünü, o dönem sivil imam bulunmadığını ve kendilerine Serkan&#8217;ın imamlık yaptığını, kendisine yaptırılan fotoğraf teşhisinde de sanığı teşhis ederek Polis Akademisi ve KOM Daire Başkanlığında bulundukları dönemde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet yapılanması içerisinde yer alan 2000 Mezunlar grubunda Mehmet adlı sözde imamın toplantılarına sanıkla birlikte katıldıklarını beyan ettiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">Anlaşılmaktadır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanık &#8230; soruşturmada; 1996 yılında Polis Kolejinden, 2000 yılında da Polis Akademisinden mezun olup Çankaya Polis Karakolunda göreve başladığını, akademiyi birincilikle bitmesi nedeniyle KOM Daire Başkanı &#8230;&#8217;ın referansıyla 2011 yılında o dairede görevlendirilip çoğunlukla dairenin bütçeyle ilgili bürolarında 2014 yılına kadar çalıştığını, 2007 yılında eğitim için Amerika ülkesine gittiğini ve on altı ay kalıp geri döndüğünü, doktora eğitimi için onay verilmediğinden yalnızca yüksek lisans eğitimini tamamladığını, bunun haricinde yine görev amacıyla Almanya ve Fransa ülkelerine gittiğini, 2014 yılında eşinin Arhavi ilçesinde göreve başlaması ve o sırada Hopa ilçesinin KOM biriminde personel açığı olmaması nedeniyle Artvin&#8217;de Sarp Kara Hudut Kapısı Şube Müdür Yardımcısı olarak görevlendirildiğini, 2015 yılının Ekim ayında da Cankurtaran İstasyon Amiri olarak görevlendirilip ihraç edilene kadar bu görevde kaldığını, &#8230; numaralı hattı kendisinin kullandığını, ByLock programını hiç duymadığını, telefonuna yüklemediğini ve kullanmadığını, Bank Asya&#8217;da kendisi adına bir hesabın bulunmadığını, 2012 yılında babasının kredi borçlarından dolayı eşinin altınlarını bozdurup annesine verdiğini, annesinin 2014 yılına kadar önceden kendi adına açtığı hesaba bu parayı yatırdığını, Artvin&#8217;e tayinleri çıktığında annesi parayı vermek isteyince kolay ve masrafsız olması nedeniyle eşinin 2014 yılının Temmuz ayında bu bankada hesap açtırdığını ve annesinin parayı eşinin hesabına aktardığını, eşinin de parayı yaklaşık bir sene sonra çekip kendi maaş hesabının olduğu bankaya yatırdığını, sonra da bu hesabı kullanmadıklarını, hesabın sonradan kapanıp kapanmadığını bilmediğini, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olmadığını,</span><br />
<span style="color: #000000;">Kovuşturmada önceki beyanlarına ek olarak; yakalandığı zaman üzerinde ele geçirilen LG marka telefonu yaklaşık bir buçuk yıldır kullandığını, kendisine ait hat numarasının 05054692712 değil &#8230; olduğunu, on dört sene KOM Daire Başkanlığında çalışması nedeniyle 348 maaş taltifi ve iki adet belge almasının normal olduğunu, maaş taltiflerini örgüte himmet olarak vermediğini, yurt dışına gönderilerek örgüt tarafından parlatılmasının da söz konusu olmadığını, yüksek lisansa üç kez başvurduğu hâlde ilk iki seferde kabul edilmeyip son seferde son sıradan kabul edildiğini, doktoraya başvurusunun da kabul edilmediğini ve yüksek lisans eğitiminin bitiminde hemen Türkiye&#8217;de çağrıldığını, Bank Asya&#8217;ya kaynak aktarımında bulunmadıklarını, annesinin eşine para göndereceği dönemde Artvin&#8217;e tayini çıkması nedeniyle annesinin tavsiyesi üzerine onun hesabının bulunduğu bu bankada eşine hesap açtırmasını söylediğini, annesinin vereceği on bin TL&#8217;yi elde taşımak yerine güvenli olduğunu düşünerek bankada tuttuklarını, para aktarımının da örgüt liderinin talimatıyla uyumlu tarihlerde gerçekleşmediğini,</span><br />
<span style="color: #000000;">Savunmuştur.</span><br />
<span style="color: #000000;">Terör konusunu özel bir kanunla düzenleme yoluna giden kanun koyucu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu&#8217;nun 1. maddesinde terörü; “Cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.”; aynı Kanun&#8217;un 2. maddesinin birinci fıkrasında terör suçlusunu, &#8220;Birinci maddede belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş örgütlerin mensubu olup da, bu amaçlar doğrultusunda diğerleri ile beraber veya tek başına suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi&#8230;&#8221; şeklinde tanımlamış, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, terör örgütüne mensup olmasa da örgüt adına suç işleyenlerin de terör suçlusu sayılacağını hüküm altına almıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bu genel terör ve terör suçlusu tanımları dışında; 3713 sayılı Kanun&#8217;un 3. maddesinde doğrudan terör suçları, 4. maddesinde de dolaylı terör suçları düzenlenmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">18.07.2006 tarihli ve 26232 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 5532 sayılı Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#8217;un 17. maddesiyle, terör örgütünün tanımını yapan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu&#8217;nun birinci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmış; madde gerekçesinde, Türkiye&#8217;nin de taraf olduğu Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi&#8217;nin 2. maddesinin (a) bendine uygun olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 220. maddesinde suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüt tanımlaması yapıldığı için, Terörle Mücadele Kanunu&#8217;nda ayrıca örgüt tanımlaması yapılmasına gerek görülmediği belirtilmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">TCK&#8217;nın 6. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine göre örgüt mensubu suçlu; suç işlemek için örgüt kuran, yöneten, bu örgüte katılan veya örgüt adına suç işleyen kişidir.</span><br />
<span style="color: #000000;">TCK&#8217;nın “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” başlıklı 220. maddesinde;</span><br />
<span style="color: #000000;">“(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.</span><br />
<span style="color: #000000;">(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</span><br />
<span style="color: #000000;">(3) Örgütün silâhlı olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.</span><br />
<span style="color: #000000;">(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur&#8230;” hükmüne yer verilmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuyla korunan hukuki yarar kamu güvenliği ve barışıdır. Suç işlemek için örgüt kurmak, toplum düzenini tehlikeye soktuğu ve araç niteliğindeki suç örgütü, amaçlanan suçları işlemede büyük bir kolaylık sağladığından, bu suç nedeniyle kamu güvenliği ve barışın bozulması bireyin güvenli, barış içinde yaşamak hakkını da zedeleyeceğinden, işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan bu fiiller ayrı ve bağımsız suçlar olarak tanımlanmıştır. Böylece bu düzenlemeyle aynı zamanda bireyin, Anayasa&#8217;da güvence altına alınmış olan hak ve özgürlüklerine yönelik fiillere karşı da korunması amaçlanmıştır. Bu amaçla henüz suç işlenmese dahi, sadece suç işlemek amacıyla örgüt oluşturmuş olmaları nedeniyle örgüt mensubu faillerin cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Bunun asıl nedeni suç işlemek için örgüt kurmanın, kamu barışı yönünden ciddi bir tehlike oluşturmasıdır. Kanun koyucu bu düzenleme ile öncelikle gelecekte işlenebilecek suçları engellemek istemiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bu suçun mağduru ise; öncelikle kamu güvenliği ve barışını sağlamakla yükümlü olan devlet ve toplumu oluşturan bireylerdir.</span><br />
<span style="color: #000000;">TCK&#8217;nın 220. maddesi kapsamında bir örgütün varlığından söz edebilmek için; en az üç kişinin, suç işlemek amacıyla hiyerarşik bir ilişki içerisinde, devamlı olarak amaç suçları işlemeye elverişli araç ve gerece sahip bir şekilde bir araya gelmesi gerekmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Örgüt, soyut bir birleşme olmayıp bünyesinde hiyerarşik bir ilişki barındırmaktadır. Bu hiyerarşik ilişki, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik taşıyabilir. Oluşturulan bu ilişki sayesinde örgüt, mensupları üzerinde hâkimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazanmaktadır. Bu nedenle niteliği itibarıyla devamlılık arz eden örgütün varlığı için ileride ihtimal dahilindeki suç/suçları işlemek amacı etrafındaki fiilî birleşme yeterlidir. Buna karşın, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi hâlinde ise örgüt değil, iştirak ilişkisi mevcuttur.</span><br />
<span style="color: #000000;">Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında da belirtildiği üzere, TCK&#8217;nın 220. maddesi anlamında bir örgütten bahsedilebilmesi için,</span><br />
<span style="color: #000000;">a) Üye sayısının en az üç veya daha fazla kişi olması gerekmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">b) Üyeler arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir bağ bulunmalıdır. Örgütün varlığı için soyut bir birleşme yeterli olmayıp örgüt yapılanmasına bağlı olarak gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişki olmalıdır.</span><br />
<span style="color: #000000;">c) Suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme yeterli olup örgütün varlığının kabulü için suç işlenmesine gerek bulunmadığı gibi işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün olmakla birlikte, zorunluluk arz etmemektedir. Örgütün faaliyetleri çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, fail, örgütteki konumuna göre, üye veya yönetici sıfatıyla cezalandırılmasının yanında, ayrıca işlenen suçtan da cezalandırılacaktır.</span><br />
<span style="color: #000000;">d) Örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil ancak iştirak iradesinden söz edilebilecektir.</span><br />
<span style="color: #000000;">e) Amaçlanan suçları işlemeye elverişli, üye, araç ve gerece sahip olunması gerekmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Yukarıda belirtildiği üzere kanunların suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli yapılara suç örgütü denmektedir. Terör örgütleri ise ideolojik amaçları olan suç örgütleridir. Terör örgütlerini, suç örgütlerinden ayıran bu ideolojik amaç; 3713 sayılı Kanun&#8217;un 1. maddesinde gösterilen Cumhuriyetin Anayasa&#8217;da belirtilen niteliklerine karşı olabileceği gibi, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Türk Devleti ve Cumhuriyetin varlığına, Devlet otoritesini zaafa uğratmaya veya yıkmaya ya da ele geçirmeye, Devletin iç ve dış güvenliğine, kamu düzeni veya genel sağlığa ya da temel hak ve hürriyetlere yönelik de olabilmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">3713 sayılı Kanun&#8217;un &#8220;Terör örgütleri&#8221; başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1 inci maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenler de örgütün yöneticisi olarak cezalandırılır.” hükmü ile TCK&#8217;nın 314. maddesine atıf yapılmıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">TCK&#8217;nın 314. maddesinde tanımlanan &#8220;Silâhlı örgüt&#8221; suçu ise;</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8220;(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</span><br />
<span style="color: #000000;">(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.</span><br />
<span style="color: #000000;">(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.&#8221; şeklinde düzenlenmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Örgütlü suçluluğun özel bir türü olarak öngörülen, TCK&#8217;nın &#8220;Silahlı Örgüt&#8221; başlıklı 314. maddesinde; TCK&#8217;nın ikinci kitap dördüncü kısmının dördüncü bölümünde yer alan devletin güvenliğine karşı suçlar ile beşinci bölümünde yer alan anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran, yöneten ve örgüte üye olanların cezalandırılmaları öngörülmüş ve maddenin son fıkrasında; suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümlerin, bu suç açısından aynen uygulanacağı düzenlenmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 956-370 sayılı kararında da ayrıntılarıyla belirtildiği üzere;</span><br />
<span style="color: #000000;">FETÖ/PDY, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Anayasa&#8217;da belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik ve ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkıp ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütüdür. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz sürecine kadar örgüt lideri Fethullah Gülen tarafından belirlenen ideoloji doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek için hareket etmiştir. Gerçekleştirilen eylemlerde kullanılan yöntem, bir kısım örgüt mensuplarının silah kullanma yetkisini haiz resmi kurumlarda görevli olması, örgüt mensuplarının bu silahlar üzerinde tasarrufta bulunma imkânlarının var olması ve örgüt hiyerarşisi doğrultusunda emir verilmesi hâlinde silah kullanmaktan çekinmeyeceklerinin anlaşılması karşısında; tasarrufunda bulunan araç, gereç ve ağır harp silahları bakımından 5237 sayılı TCK&#8217;nın 314. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında bir silahlı terör örgütüdür.</span><br />
<span style="color: #000000;">Yine, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle ilgili olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında, örgüt lideri Fethullah Gülen&#8217;in talimatıyla, para toplama ve mali kaynak oluşturma amacıyla, yasal görünüm altında kurulan Bank Asya&#8217;nın örgütün finans kaynaklarından biri olduğu, 2013 yılı Aralık ayı sonrasında mali olarak zor duruma düşen bu bankanın parasal kaynak yönünden iyi durumda olduğunu göstermek, bankacılık sektöründeki faaliyetlerinin ve böylelikle örgüte para aktarımının devamlılığını sağlamak amacıyla, bizzat örgüt liderinin bankaya para yatırılmasına yönelik 25.12.2013 tarihli çağrısı doğrultusunda, bu çağrıya uyan kişilerce özellikle 2014 yılının başından itibaren gerek bir kısım mal varlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin örgüt yararına para yatırılması, katılım hesapları açılması, döviz ve altın alım satımı gibi işlemler yapıldığı tespit edilmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin istikrarlı uygulamalarında da bu yöndeki işlemlerin, örgüt liderinin emri doğrultusunda gerçekleştirilen ve örgütsel amaca hizmet eden davranışlardan olduğu kabul edilmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Diğer yandan, ByLock iletişim sistemi global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulmuş bir programdır. ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu terör örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bununla birlikte, Ceza Genel Kurulunun yukarıda belirtilen kararına ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında Milli İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı (EGM-KOM) tarafından düzenlenen raporlar ve teknik analizlere göre;</span><br />
<span style="color: #000000;">Kullanılması için indirilmesi yeterli olmayıp özel bir kurulum gerektiren ByLock iletişim sistemi, güçlü bir kriptolama yoluyla internet bağlantısı üzerinden iletişim sağlamak üzere, gönderilen her bir mesajın farklı bir kripto anahtarı ile şifrelenerek iletilmesine dayanan bir tasarıma sahiptir. Bu şifrelemenin, kullanıcıların kendi aralarında bilgi aktarırken üçüncü kişilerin bu bilgiye izinsiz şekilde (hack) ulaşmasını engellemeye yönelik bir güvenlik sistemi olduğu tespit edilmiştir. 2014 yılı başlarında işletim sistemlerine ait uygulama mağazalarında yer alıp bir süre herkesin ulaşımına açık olan ByLock&#8217;un, bu mağazalardan kaldırılmasından sonra geliştirilen ve yenilenen sürümünün ancak örgüt mensuplarınca harici bellek, hafıza kartları ve Bluetooth yoluyla yüklenildiği yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyalarındaki ifadeler, mesaj ve e-postalardan anlaşılmıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock iletişim sistemi 46.166.160.137 IP adresine (Internet ağına doğrudan bağlanan her cihaza verilen, numaralardan oluşan benzersiz adres) sahip sunucu üzerinde hizmet sunmaktadır. Sunucu yöneticisi, uygulamayı kullananların tespitini zorlaştırmak amacıyla ayrıca 46.166.164.176, 46.166.164.177, 46.166.164.178, 46.166.164.179, 46.166.164.180, 46.166.164.181, 46.166.164.182, 46.166.164.183 no&#8217;lu IP adreslerini de kiralamıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock iletişim sisteminin akıllı telefonlara yüklendikten sonra kullanılabilmesi için kullanıcı adı/kodu ve parolanın, akabinde cihaz üzerinde rastgele el hareketleriyle oluşturulan kullanıcıya özel güçlü bir kriptografik şifrenin belirlenmesi ve bu bilgilerin uygulama sunucusuna kriptolu olarak iletilmesi gerekmektedir. Bu şekilde ByLock iletişim sistemine dahil olan kullanıcıya sistem tarafından otomatik olarak bir kullanıcı kodu (User-ID numarası) atanmaktadır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Global ve ticari uygulamaların aksine, kullanıcıların tespitini zorlaştırmak için ByLock iletişim sistemine kayıt esnasında kullanıcıdan telefon numarası, kimlik numarası, e-posta adresi gibi kişiye ait özel bir bilgi talep edilmemekte, SMS şifre veya e-posta yoluyla doğrulama işleyişi bulunmamaktadır.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock iletişim sistemi üzerinde telefon numarası veya ad-soyad bilgileri ile arama yapılarak kullanıcı eklenmesine imkan bulunmamaktadır. Diğer taraftan ByLock iletişim sisteminde benzer uygulamalarda bulunan telefon rehberindeki kişilerin uygulamaya otomatik olarak eklenmesi özelliği de bulunmamaktadır.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock iletişim sisteminde kullanıcıların haberleşebilmesi için her iki tarafın önceden temin ettikleri kullanıcı adlarını ve kodlarını birbirlerine eklemeleri gerekmekte, ancak bu aşamadan sonra taraflar arasında mesajlaşma başlayabilmektedir. Bu bakımdan kullanıcıların dahi istediği zaman bu sistemi kullanma imkânı bulunmamaktadır. Bu kurgu sayesinde uygulama, sadece oluşturulan hücre tipine uygun şekilde bir haberleşme gerçekleştirilmesine imkân vermektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock iletişim sisteminde, kriptolu anlık mesajlaşma, e-posta gönderimi, ekleme yoluyla kişi listesi oluşturma, grup içi mesajlaşma, kriptolu sesli görüşme, görüntü veya belge gönderebilme özellikleri bulunmaktadır. Böylece kullanıcıların, örgütsel mahiyetteki haberleşmelerini başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duymadan gerçekleştirmesine olanak sağlanmıştır. Kullanıcıların tüm iletişimlerinin ByLock sunucusu üzerinden yapılması, buradaki grupların ve haberleşme içeriklerinin uygulama yöneticisinin denetim ve kontrolünde olmasını da mümkün hâle getirmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Kullanıcı tespitinin önlenmesi ve haberleşme güvenliği için alınan bir diğer güvenlik tedbiri ise, ByLock&#8217;a ait sunucu ve iletişim verilerinin, uygulama veri tabanında da kriptolu olarak saklanmasıdır.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock kurgusunun aldığı önlemlerin yanı sıra, kullanıcılar da kendilerini gizlemek amacıyla birtakım önlemler almış, bu çerçevede haberleşme içeriklerinde ve uygulamadaki arkadaş listelerinde, kişilerin gerçek bilgileri yerine örgüt içindeki &#8220;kod adlarına&#8221; yer verip çok haneli parolalar belirlemişlerdir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Türkiye’den ByLock&#8217;a erişim sağlayan kullanıcılar, kimlik bilgilerinin ve iletişimin gizlenmesi amacıyla VPN (Sanal Özel Ağ) kullanmaya zorlanmıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Büyük bir kullanıcı kitlesine sahip ByLock iletişim sistemi, 15.07.2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi öncesinde Türk ve yabancı kamuoyu tarafından bilinmemektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock üzerinden yapılan iletişimin çözümlenen içeriğinin tamamına yakını FETÖ/PDY mensuplarına ait örgütsel temas ve faaliyetlere ilişkindir. Bu kapsamda buluşma adreslerinin değiştirilmesi, yapılacak operasyonların önceden bildirilmesi, örgüt mensuplarının yurt içinde saklanması için yer temini, yurt dışına kaçış için yapılan organizasyonlar, himmet toplantıları, açığa alınan veya meslekten çıkarılan örgüt mensuplarına para temini, Fethullah Gülen&#8217;in talimat ve görüşlerinin paylaşılması, Türkiye&#8217;yi terörü destekleyen ülke gibi göstermek amacına yönelik faaliyette bulunan birtakım internet adreslerinin paylaşılması ve bu sitelerdeki anketlerin desteklenmesi, FETÖ/PDY&#8217;ye yönelik yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda şüpheli veya sanıkların hâkim ve Cumhuriyet savcılarınca serbest bırakılmasının sağlanması, örgüt mensuplarına müdafii temin edilmesi, örgüt üyelerinden kimlere operasyon yapıldığına ve kimlerin deşifre olduğuna ilişkin bilgilerin paylaşılması, operasyon yapılması ihtimali olan yerlerde bulunulmaması ve bu yerlerdeki örgüt için önemli dijital verilerin arama-tarama mesulü olarak adlandırılan kişilerce önceden temizlenmesi, kamu kurumlarında FETÖ/PDY aleyhine görüş bildiren veya yapılanmayla mücadele edenlerin fişlenmesi, deşifre olduğu düşünüldüğünde ByLock iletişim sisteminin kullanımına son verileceği ve Eagle, Dingdong ve Tango gibi alternatif programlara geçiş yapılacağının haber verilmesi, yapılanmaya mensup kişilerin savunmalarında kullanabilmeleri amacıyla hukuki metinler hazırlanması gibi örgütsel niteliği olan mesajlar gönderildiği anlaşılmıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Yine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca bilgilendirme amacıyla Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sunulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığının 11.12.2018 tarihli ByLock Kronoloji Raporunda,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; MİT tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına kurulan bilgisayarda yer alan ByLock verilerinin 29.11.2016 tarihinde KOM görevlilerince imajı alınarak KOM Daire Başkanlığına gönderildiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; Bu verilerin incelenerek adli soruşturma ve kovuşturmalarda kullanılabilmesi için rapor hazırlanması amacıyla 01.12.2016 tarihinde KOM, Terörle Mücadele (TEM), İstihbarat ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıklarınca görevlendirilen personelden oluşan çalışma grubu kurulduğu ve 02.12.2016 tarihinde verilerin incelenmeye başlandığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla ByLock sunucusuna ait 9 IP adresine bağlanan abonelere ilişkin 129.862 satırlık &#8220;ByLock abone listesi&#8221; ve MİT tarafından hazırlanan 88 sayfalık &#8220;MİT teknik raporu&#8221;nun 16.12.2016 tarihinde KOM Daire Başkanlığınca teslim alındığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; 04.01.2017 tarihinde ByLock abone listesinin il KOM birimlerinde sorgulamaya açıldığı, MİT tarafından tespit edilen ByLock User-ID numaralarının ve ByLock kaydı bulunanların gerçek kullanıcılarının belirlenmesi ile işlem yapılma durumlarının takibi için 02.06.2017 tarihinde 81 il Emniyet Müdürlüğünün KOM birimlerine “İşlem Yapıldı mı?” adı altında durum bilgisi eklendiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; 21.03.2017 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 9 adet ByLock IP&#8217;sine bağlanan aboneliklere ait 129.862 satırlık “ByLock abone listesi”nde yer alan aboneliklerin ByLock IP adreslerine kaç defa bağlandıklarına dair raporların (CGNAT verileri) Bilgi Teknolojileri Kurumundan (BTK) talep edildiği, BTK tarafından 15.08.2017 tarihinde gönderilen 123.111 adet GSM numarasına (Mobil İletişim Numarası) ait CGNAT verilerinin (ByLock sunucusuna ait IP adreslerine hangi tarihte kaç defa bağlanıldığı bilgisi), Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca EGM-KOM Daire Başkanlığına verilen talimat üzerine il Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilmek üzere il KOM birimlerine dağıtılmasına başlanıldığı, CGNAT sorgu kayıtlarının ByLock sunucularına Türkiye IP&#8217;lerinden, yani VPN programı kullanılmadan yapılan bağlantıları gösterdiği, VPN programı kullanılarak yapılan bağlantıların Türkiye IP&#8217;si almaması sebebiyle, gerçekte ByLock kullanıcısı olan kişilerin VPN programıyla ByLock&#8217;a yaptıkları bağlantılarda CGNAT kayıtlarının bulunmadığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">MİT tarafından düzenlenen teknik raporda, ByLock sunucusu yöneticisinin 15.11.2014 tarihinden önceki kayıtları sildiği, üyelerine bir internet adresi üzerinden 17.11.2014 tarihi itibarıyla ByLock sunucusunun bazı IP&#8217;lerine, Ortadoğu IP&#8217;lerinin bağlantısını engellendiğini duyuran bir metin gönderdiğinin, ancak engellemenin tüm IP numaralarını kapsamadığının anlaşıldığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; MİT tarafından ByLock abone listesi ve User-ID bilgilerinde düzenleme yapılarak ByLock veri tabanına bağlanmadığı değerlendirilen kayıtların güncellenmesi sonucunda oluşturulan ADSL (Asimetrik Sayısal Abone Hattı &#8211; Ev ve iş yeri modem aboneliği) ve GSM abonelik kayıtlarının User-ID ve ilk log (Bilgisayar sistemlerinde gerçekleştirilen işlemlerin kayıtları) tarihi bilgilerinin Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.03.2017 tarihli ve 2017/2056 değişik iş sayılı kararına istinaden imajı alınarak 24.03.2017 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından teslim alındığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; ByLock sunucusuna bağlanan güncellenmiş numaraların abonelerine ait şahıs kimlik bilgilerinin tespit edilebilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.03.2017 tarihinde BTK&#8217;dan bilgi istenildiği, bağlantı yapan GSM numaralarına ait abonelik bilgilerinin 04.04.2017 tarihinde, ADSL numaralarına ait abonelik bilgilerinin de 18.04.2017 tarihinde BTK&#8217;dan alınarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına iletildiği, 19.04.2017 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından KOM Daire Başkanlığınca teslim alınan abonelik bilgileriyle 49.680 satırdan oluşan yeni &#8220;userid_list&#8221; tablosu oluşturulduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; ByLock abone listelerinin öncelikli olarak il Cumhuriyet Başsavcılıklarının, mahkemelerin ve soruşturma birimlerinin talepleri, sonrasında ByLock abone listesinde adı geçen kişilerin 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi sonrasında yakalandıkları ve tutuklu bulundukları iller, daha sonra darbe girişimi öncesinde haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülen illerle Sosyal Güvenlik Kurumu çalışan verileri, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verileri veya Nüfus verileri kullanılarak illere ayrıldığı, bu kriterlerden herhangi biriyle iline ayrılamayan kayıtlar için GSM veya ADSL numarasının kullanıma açıldığı il esas alınarak tasnifinin yapıldığı ve kendi illerindeki şüphelilerin verilerinin her il esas alınmak suretiyle tasniflenerek illerin şüphelilerine ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının kurye ile gönderildiği, 2017 yılının Ağustos ayı itibarıyla MİT Müsteşarlığı tespitlerine ait ByLock dökümlerinin il Cumhuriyet Başsavcılıklarına incelenmek üzere dağıtımının tamamlandığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2017 tarihli talimatıyla ByLock User-ID&#8217;leri arasındaki bağlantıyı gösterir ByLock irtibat analizinin il KOM birimlerinin sorgulamasına açıldığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2017 tarihli talimatıyla “Morbeyin” uygulamalarına bağlanan 11.480 GSM abonesinin ByLock abone listesinden çıkarıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2017 tarihli talimatıyla dağıtılan CGNAT verileri içerisinde “Morbeyin” uygulamasına bağlanan GSM aboneliklerinin de verisinin bulunduğu, yapılan sorgulamalarda, ByLock sorgu sonucu oluşturulan raporda kaydı bulunmayan GSM aboneliklerine ait CGNAT verilerinin dikkate alınmaması gerektiği,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2017 tarihli talimatıyla “Morbeyin” uygulamalarına bağlanan 11.480 GSM abonesinin ByLock abone listesinden çıkarılması üzerine 28.12.2017 tarihli 11.480 GSM numaralı listenin KOM&#8217;un ByLock CBS Sorgu Modülünden çıkarılarak sistemin güncellendiği, bu tarih itibarıyla ByLock CBS Sorgu modülünde Morbeyin uygulamasına bağlandığı gerekçesiyle abone listesinden çıkarılan GSM numaralarına ait verinin kalmadığı, çıkarılan kayıtların sadece GSM numaralarına ait kayıtlar olduğu, bu tarihten sonra da sorgu modülünün güncel olduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">&#8211; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2018 tarihli talimatıyla il KOM birimlerinin User-ID tespit çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla ByLock veri tabanında bulunan “user”, “roster”, “user_group” ve “group_member” tablolarındaki bilgilerin sorgulamaya açıldığı,</span><br />
<span style="color: #000000;">Bilgilerine yer verilmiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock uygulaması programını indirmek, mesajlaşmak/haberleşmek için yeterli değildir. Öncelikle kayıt esnasında kullanıcının, bir kullanıcı adı ile bir parola üretmesi; mesajlaşma için ise, kayıt olan kullanıcılara sistem tarafından otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan User-ID numarasının bilinmesi ve karşı tarafça onaylanması gerekmektedir. Karşılıklı ekleme olmaksızın iletişime geçilme imkânı bulunmamaktadır.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihinin, bağlantıyı yapan IP adresinin, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiğinin ve içeriğinin tespiti mümkündür. Bu kapsamda, bağlantı tarihi ve bağlantıyı yapan IP adresi ile hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının belirlenmesi durumunda, somut olayın koşullarına göre kişinin bu özel iletişim sisteminin bir parçası olduğu kabul edilecek, ayrıca bu ağa dahil olan kişilerin ağ içerisinde başka kişi ya da kişilerle yaptıkları görüşme içeriklerinin olması da aranmayacaktır. Haberleşmelerin kimlerle yapıldığının ve içeriklerinin tespiti ise, kişinin terör örgütü içindeki hiyerarşik konumunun (örgüt yöneticisi/örgüt üyesi) belirlenmesinde yol gösterici olacaktır.</span><br />
<span style="color: #000000;">MİT&#8217;in yasal yetkisi çerçevesinde temin ettiği ByLock veri tabanı üzerindeki incelemeler sonucunda, ByLock sunucusunun IP&#8217;lerine bağlanmaları nedeniyle sunucunun log kayıtlarında tutulan IP adreslerine ait abone bilgileri belirlenebildiği gibi, ByLock sunucusunda kaydı olan kullanıcıların User-ID numaraları, kullanıcı adı ve şifre bilgileri, sisteme bağlantı tarihleri (log kayıtları), User-ID ekleyen diğer kullanıcılara ait bilgiler (roster kayıtları), ByLock kullanıcısının kurduğu ya da katıldığı gruplar, mesaj içerikleri gibi verilerin bir kısmı ya da tümünün tespiti ve çözümü de gerçekleştirilebilmektedir. Dolayısıyla, KOM Daire Başkanlığınca yürütülen çalışmalarla bir kısmı ya da tümü tespit edilen bu verilerin değerlendirilmesi sonucunda, sistem tarafından atanan User-ID numarasının gerçekte hangi kullanıcıyla eşleştirildiği ve bu kabulü sağlayan verilerin neler olduğu hususunda düzenlenen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında yer alan bilgiler, sisteme dahil olduğu anlaşılan ByLock kullanıcısının gerçekte kim olduğuna ve bu kişinin terör örgütü içerisindeki hiyerarşik konumuna yönelik önemli bilgiler içerebilmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bununla birlikte, ByLock sistemine dair yukarıda belirtilen teknik analizler ve kronolojik rapor dikkate alındığında; gerçekte ByLock sistemine (ağına) dahil olan kişinin, Türkiye&#8217;ye ait olmayan IP&#8217;ler üzerinden ByLock sistemine bağlanması nedeniyle, ByLock IP&#8217;lerine bağlantı yaptığına dair CGNAT kayıtlarına ulaşılamayabileceği gibi, KOM birimlerince ByLock sunucu verileri üzerinde yapılan incelemenin henüz sonuçlanmaması veya bu incelemelere rağmen bu kişiye ait olan verilerin kurtarılamaması &#8211; çözümlenememesi nedenleriyle User-ID numarası, kullanıcı adı, şifre, log kayıtları, roster bilgileri veya mesaj içerikleri gibi verilerin henüz tespit edilememiş olması ya da incelemeye rağmen tespit edilememesi de söz konusu olabilmektedir. Ancak bu durumda dahi, başka kullanıcılara ait kurtarılan &#8211; çözümlenen roster kayıtları, mesajlar vb. verilerin içeriğinin değerlendirilmesi sonucunda, ByLock programını kullandığı hâlde kendisine ait veriler henüz bulunamayan ya da çözümlenemeyen diğer kullanıcıların da kim oldukları tespit edilebilmekte, böylelikle başta kullanıcısı belli olmayan bir User-ID numarasının gerçekte kime ait olduğu da belirlenebilmektedir. Gerçek kullanıcısı bu şekilde belirlenen User-ID numaralarına ilişkin olarak da Bylock tespit ve değerlendirme tutanakları düzenlenebilmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Öte yandan, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının düzenlenmesinden önceki bir tarihte, failin abonesi olduğu bir ADSL ya da GSM aboneliği üzerinden ByLock sistemine bağlantı yapıldığı ve sisteme kayıt yapılarak User-ID numarası alındığı belirlenerek bir User-ID numarasının faille (abone) eşleştirilmesi de mümkündür. Kural olarak bu yöndeki tutanağa istinaden de ilgili abonenin ByLock User-ID numarası alarak sisteme dahil olduğu anlaşılabilmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock sunucusuna ait 9 adet IP adresine Türkiye IP&#8217;lerinden bağlanan abonelerin bu bağlantılarına dair internet trafik kayıtlarını içeren ve operatörler tarafından tutulan CGNAT (HIS) kayıtları ise bir çeşit üst veridir. Bu veriler; aboneye ait IP adresinin ByLock sunucusuna ait IP adreslerine bağlandığını belirlediğinden, kişinin ByLock sistemine dahil olmuş olabileceği konusunda önemli bir emare olmakla birlikte, IP adreslerine bağlantı yapmanın ötesinde ilgili aboneye sisteme dahil olması için User-ID numarası atanıp atanmadığı ve atanmışsa bu numaranın ne olduğu konusunda bilgi içermemektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Dolayısıyla, KOM&#8217;un ByLock sunucu verileri üzerinde devam eden incelemelerinin henüz tamamlanmaması ya da incelemeye rağmen verinin kurtarılamaması – çözümlenememesi nedeniyle kişinin herhangi bir User-ID numarasıyla eşleştirilemediği hâllerde de, ByLock sunucusuna ait IP&#8217;lere bağlantı yaptığının CGNAT kayıtları doğrultusunda tespit edilmesi mümkündür. Bu durumda kişinin, ByLock sistemine bağlanma yönünde bir hareketi olmakla birlikte henüz kullanıcı adı ve şifre oluşturmak suretiyle User-ID numarası almadığı, bu nedenle sisteme dahil olmadığı ya da gerçekte User-ID numarası alıp henüz veriler üzerindeki incelemenin devam etmesi veya verilerin kurtarılamaması – çözümlenememesi nedenleriyle bu User-ID numarasının kendisiyle eşleştirilemediği anlaşılabileceği gibi, ByLock sunucularına tuzak yöntemlerle (Morbeyin vb.) yönlendirilmiş olabileceği sonucuna da ulaşılabilmektedir. Bununla birlikte, ByLock kronoloji raporundan; CGNAT kayıtlarına göre ByLock sunucusuna ait IP&#8217;lere bağlantı sağladığı belirlenen GSM abonelerinden 11.480 GSM abonesinin, ByLock IP&#8217;lerine olan bağlantılarının Morbeyin uygulamalarıyla gerçekleştirildiğinin tespitine ilişkin bilgilendirme yazılarının ilgililerin soruşturma ve kovuşturma dosyalarına gönderilmiş olduğu da dikkate alınmalıdır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Gelinen noktada, kişinin ByLock sistemine (ağına) dahil olduğunun belirlenebilmesi açısından, öncelikle ByLock sunucusunda kayıtlı bir User-ID numarasının kişiyle eşleştirilmesine dair veriler içeren ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının; bu belgenin bulunmaması hâlinde de varsa sanığa ait olduğu belirlenen ByLock User-ID numarasını içerir tutanağın getirtilerek tutanaklarda yer alan veriler sanığa anlatıldıktan sonra sanık ve varsa müdafisinden diyeceklerinin sorulması gerekmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bu itibarla, failin bilerek ve isteyerek ByLock sunucusunda kayıtlı bir User-ID aldığının belirlenmesi; ByLock sistemine dahil olup ancak bir örgüt üyesinin sahip olabileceği gizli haberleşme imkânına kavuştuğunun, dolayısıyla en azından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunun kabulü için gerekli ve yeterli olacaktır. Ayrıca bu ağa dahil olan kişilerin ağ içerisinde başka kişi ya da kişilerle yaptıkları görüşme içeriklerinin olması da aranmayacaktır. ByLock sistemine dahil olan failler yönünden sistem içerisindeki haberleşmelerin kimlerle yapıldığının ve içeriklerinin tespiti ise ancak fail hakkında örgüt yöneticiliğinden dava açılmış olması ve failin örgüt yöneticisi olduğunun belirlenmesi açısından mevcut delillerin yetersiz görülmesi hâlinde yol gösterici olacaktır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bununla birlikte, User-ID bilgisi içeren her iki tutanakta yer alan tespitlere rağmen, Bylock sunucularına ait IP&#8217;lere bağlantısı saptanan IP adreslerinin ait olduğu sanık adına kayıtlı GSM ya da ADSL aboneliğinin veya bu abonelikler üzerinden internete bağlanan cihazların sanığın bilgisi ve rızası dahilinde ya da haricinde daimi veya geçici süreyle bir başkası tarafından kullanıldığına, bu abonelikler üzerinden kurulan internet bağlantısı için gerekli şifre gibi bilgilerin başkalarıyla paylaşıldığına ya da haksız olarak ele geçirildiğine vb. yönelik savunmalar karşısında ya da dosya kapsamına göre User-ID numarasının tespit edilenden farklı bir kişiye ait olduğuna yönelik bir şüphe oluşması durumunda, User-ID bilgisi içeren tutanakların, sanığın kendisi dışında, abonelikleri ya da internet bağlantı vb. şifrelerini kullandığını iddia ettiği kişiye ait açıkça belirteceği bilgilerle veya yapılacak araştırmalar sonucunda elde edilecek verilerle birlikte değerlendirilmesi; yine savunmanın içeriğine ve dosya kapsamına göre gerekli görüldüğü takdirde ayrıca, ByLock sunucu IP&#8217;lerine bağlandığı tespit edilen IP adresine ait olup sanığın kullandığı belirlenen ADSL ya da GSM numarasına ilişkin CGNAT sorgu kayıtları ve varsa GSM numarasının HTS kayıtları ile KOM&#8217;un güncel ByLock sorgu sonuçlarına dair raporun da getirtilerek, elde edilen verilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">ByLock iletişim sistemine ilişkin yapılan bu açıklamalardan sonra, Yerel Mahkemece yapılan yargılama ve istinaf incelemesi sırasında dosyada bulunmayan, buna bağlı olarak duruşmada değerlendirilmeyen “ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı&#8221;nın temyiz incelemesi sırasında dosyaya girmiş olması hâlinde, bu tutanağın sanığa anlatılarak sanık ve varsa müdafisinden diyeceklerinin sorulmasına gerek olup olmadığının, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ile ceza muhakemesi hukuku kuralları bakımından ele alınması gereklidir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Yapılan yargılama sırasında delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi, adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamında ele alınmaktadır. Silahların eşitliği ilkesi davanın taraflarının usuli haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (AYM; B. N: 2013/1134, 16.05.2013 ve B. N: 2014/9817, 26.02.2015). Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli yargılanma hakkı, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkanı vermektedir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bu ilkelerle uyumlu olarak 5271 sayılı CMK&#8217;nın “Duruşmada Okunması Zorunlu Belge ve Tutanaklar” başlıklı 209. maddesinin birinci fıkrası;</span><br />
<span style="color: #000000;">“Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adlî sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada okunur” şeklinde iken, 24.12.2017 tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname&#8217;nin 97. maddesi ile anılan maddenin başlığında yer alan &#8220;okunması&#8221; ibaresi &#8220;anlatılması&#8221; şeklinde, maddenin birinci fıkrasında yer alan &#8220;okunur&#8221; ibaresi de &#8220;anlatılır” şeklinde değiştirilmiş ve bu değişiklik 08.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7079 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun&#8217;un 91. maddesiyle kanunlaşmıştır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Aynı Kanun&#8217;un “Duruşmada okunmayacak belgeler” başlıklı 210. maddesinde;</span><br />
<span style="color: #000000;">“(1) Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.</span><br />
<span style="color: #000000;">(2) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.”</span><br />
<span style="color: #000000;">“Delilleri Takdir Yetkisi” başlıklı 217. maddesinin birinci fıkrasında da;</span><br />
<span style="color: #000000;">“Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir”</span><br />
<span style="color: #000000;">Şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Ceza muhakemesi hukukumuzda duruşmanın doğrudan doğruyalığı (yüz yüzelik) ve sözlülük ilkeleri esas alınmış olup, hüküm verecek olan mahkeme hâkimi sanık, tanık ve olayın tüm delilleri ile birebir karşı karşıya gelecektir. Böylece, belirtilen ilkeler ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde yer alan “adil yargılama” hakkının temel gerekleri ve CMK&#8217;nın 217. maddesi uyarınca hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilecektir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Yine, ceza yargılamasında hangi hususun hangi delillerle ispat olunacağı konusunda bir sınırlama bulunmayıp, delil serbestisi içinde yargılama yapan hâkim, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delili kullanmak suretiyle sanığın aleyhine olduğu kadar lehine olan delilleri de araştırıp değerlendirerek kuşkudan arınmış bir sonuca ulaşmalıdır. Yargılama konusu olayın açıklığa kavuşturulması ve maddi gerçeğin bulunabilmesi için ispat amacıyla kullanılan her araç delil olarak kabul edilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;</span><br />
<span style="color: #000000;">Sanık &#8230;&#8217;nin görevi süresince 348 maaş taltifi ve iki adet belge aldığına dair &#8220;Personel Bilgi Notu&#8221; başlıklı belgede yer alan bilgilerle, KOM Daire Başkanlığında görev yapması, geçici görevli olarak veya yüksek lisans eğitimi için yurtdışına gönderilmesi hususları, sanığa atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçunun sübutu açısından hükme esas alınmış ise de; sanığın inkâra yönelik savunmaları karşısında örgütle irtibatının belirlenebilmesi açısından, söz konusu görevlendirmelerin sanığın yürüttüğü kamu göreviyle ve mesleki konumuyla bağlantılı olarak idari makamlarca benzer konumdaki diğer görevliler için de yapılan olağan işlemler olup olmadığı, maaş taltiflerinin sanığa neden verildiği, taltif veren ve sanıkla birlikte varsa taltif alan diğer kişilerin de bu örgütle ilişkilerinin olup olmadığı hususlarının araştırılmamış ve sanığın söz konusu görevlendirme ve taltiflerinin, örgütün kendi mensuplarını ilgili kamu kurumlarında benzer konumdaki meslektaşlarına nazaran ön plana çıkarmaya, yapılan maaş taltiflerinin örgüte mali kaynak olarak aktarılmasına yönelik olup olmadığının tespit edilmemiş olması karşısında, tek başına bu delillerle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sonucuna ulaşılamayacağı,</span><br />
<span style="color: #000000;">Yine, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve bu talimatla uyumlu tarihlerde Bank Asya&#8217;ya para yatırılması tek başına değerlendirildiğinde, eylemin silahlı terör örgütüne yardım etme niteliğinde olması, öte yandan, sanığın savunmaları ve bu bankada tespit edilen hesabın da sanık yerine eşi Fatma Kaleli adına açılıp kullanılması hususları birlikte değerlendirildiğinde; yalnızca söz konusu hesabın varlığından ve bu hesaptaki işlemlerden hareketle de sanığa atılı örgüt üyeliği suçunun sabit olduğundan söz edilemeyeceği,</span><br />
<span style="color: #000000;">Öte yandan, ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti hâlinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olması, KOM &#8220;Yeni ByLock CBS Sorgu Sonucu&#8221; başlıklı raporun ve HTS kayıtlarının, içerikleri itibarıyla sanığın ByLock sistemine dahil olduğu ve &#8220;User-ID&#8221; numarası alarak örgüte ait olan bu gizli ağa girdiği ve böylelikle ancak bir örgüt üyesinin sahip olabileceği gizli örgütsel haberleşme imkanına kavuştuğu hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik veri niteliği taşımadıkları, somut olayda Yerel Mahkemece hüküm verilinceye kadar elde edilen deliller itibarıyla, sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması, bununla birlikte, sanıkla ilgisi nedeniyle kolluk ifadesinin bir sureti temyiz incelemesi sırasında dosyaya konulan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla hakkında ayrı dava açılan Behsat Ekici&#8217;nin bu beyanının da delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, temyiz incelemesi sırasında dosyaya giren ve sanığın örgütsel haberleşme programı ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ve konuları itibarıyla bu tutanakla bağlantılı olmaları nedeniyle, yine temyiz incelemesi sırasında UYAP sistemi aracılığıyla dosyaya konulan Bylock çözümlerine dair inceleme raporunun, sanığın kullandığı cep telefonuna ve hattına ilişkin baz sinyal bilgisi ve IP kayıtları inceleme tutanağının ve 12.04.2018 tarihli Bylock sorgu sonucu ile Behsat Ekici adlı kişinin kollukta alınan beyanının duruşmada usulünce sanık ve müdafisine anlatılıp diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, söz konusu yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmelidir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu Üyesi ise; &#8220;itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği&#8221; düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.</span><br />
<span style="color: #000000;">Öte yandan sanığın tutuklanma tarihi olan 23.02.2017 ile Yerel Mahkeme hüküm tarihi olan 24.04.2017 tarihleri arasında, CMK’nın 102/2. maddesinde aranan sürenin henüz dolmamış bulunması ve Ceza Genel Kurulunun 12.04.2011 gün ve 51-42 sayılı kararında da belirtildiği üzere, temyiz aşamasında geçen sürenin, anılan maddede yazılı azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınmayacak olması, mevcut delil durumu ve Ceza Genel Kurulunca ulaşılan sonuç da göz önüne alınarak sanığın tutukluluk incelemesinin mahallinde değerlendirilmesine karar verilmelidir.</span><br />
<span style="color: #000000;">SONUÇ:</span><br />
<span style="color: #000000;">1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE,</span><br />
<span style="color: #000000;">2- Tutuklama tarihi, sevk maddeleri, mevcut delil durumu ve CMK&#8217;nın 102/2. maddesindeki sürenin aşılmamış olması nazara alındığında, sanık &#8230;&#8217;nin tutukluluk incelemesinin mahallinde DEĞERLENDİRİLMESİNE,</span><br />
<span style="color: #000000;">3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 27.06.2019 tarihinde yapılan müzakerede uyuşmazlık konusu bakımından oy çokluğuyla, tutukluluk incelemesi bakımından oy birliğiyle karar verildi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/tahliye-taahhudu-nasil-iptal-edilir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tahliye Taahhüdü Nasıl İptal Edilir?</a></strong></span></p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/bank-asya-yargitay-karari/">Bank Asya Yargıtay Kararı</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/bank-asya-yargitay-karari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Nedir?</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-karari-nedir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-karari-nedir</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-karari-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2019 19:13:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adana ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[hagb denetim süresi]]></category>
		<category><![CDATA[hagb ne zaman başlar]]></category>
		<category><![CDATA[hükmün açıklanmasının geri bırakılması]]></category>
		<category><![CDATA[hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6856</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Nedir? Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. Maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da diğer adıyla HAGB kararı; suça ilişkin verilen cezanın 5 yıllık süre ile açıklanmasının ertelenmesi anlamına gelir. Denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi ve bu suçtan dolayı mahkumiyet kararı alması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak sanığa verilen önceki hüküm açıklanır. Ancak sanık 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemez ise, kamu davası açılmamış sayılır; dava hiç açılmamış gibi kabul edilir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Sanığın Lehine Midir? Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın lehine ya da aleyhine olduğunu söyleyebilmek için, her durum ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ceza mahkemeleri karar verirken sanığa; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul edip etmediğini sormakta ve kişi bu soruya nasıl cevap vermesi gerektiğini bilememektedir. Bu sebeple mağduriyet yaşamamak adına mutlaka bir avukat ile ceza davası takip edilmelidir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartları Nelerdir? Yargılama sonunda sanığa verilen ceza 2 yıl veya daha kısa süreli hapis cezası ya da adli para cezası olmalıdır. Suç nedeniyle mağdurun ya da kamunun bir zararı ortaya çıkmışsa, bu zarar tarafından giderilmelidir. Sanık hakkında daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilmemiş olmalıdır. Taksirle yaralama, trafik kazası gibi taksirli suçlar engel değildir. Hakim nezdinde sanığın tekrar suç işlemeyeceğine yönelik kanaat uyanmalıdır. Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına rıza göstermesi gerekir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Verilemeyecek Suçlar Disiplin Mahkemeleri Kanunu uyarınca verilen disiplin cezaları(Ancak, disiplin suçu 26.02.2008 tarihinden önce işlenmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanabilir.) Karşılıksız çek keşide etme suçu, İmar kirliliğine neden olma, Disiplin veya tazyik hapsi gerektiren fiiller(Taahhüdü ihlal, nafaka ödememe gibi) Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar için HAGB şartları oluşsa dahi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Denetim Süresi Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için denetim süresi 5 yıldır. 5 yıllık denetim süresi kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Sanık denetim süresi içerisinde herhangi bir suç işlemez ise; HAGB kararı açıklanmayacak ve hakkında hiç dava açılmamış gibi kabul edilecektir. Sanık 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işler ve bu suçtan dolayı mahkumiyet kararı alır ise; açıklanması ertelenen önceki hüküm açıklanır. Yargıtay kararlarına göre; sanığın kasıtlı suç işlemesi hükmün açıklanmasını gerektirmez, ayrıca sonradan işlediği suç dolayısıyla kesinleşmiş ceza alması da gerekir. Dikkat edilirse denetim süresi içerisinde işlenen suçun kasıtlı suç olması gerektiğini belirttik, dolayısıyla taksirli suç işlemesi halinde denetim süresi sona ermiş olmaz. Trafik kazası, mala zarar verme, taksirle yaralama gibi suçlar taksirli suçlardır, kişi kendi isteği bu suçlara karıştığı için HAGB kararına bir etkisi olmayacaktır. Adli Para Cezaları için HAGB Kararı Verilebilir mi? Yargılama sonucunda sanık hakkında adli para cezasına hükmedilebileceği gibi hapis cezasına da hükmedilebilir. Sanık hakkında adli para cezası verilmiş ise, diğer şartlar oluştuğu takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Ancak sanık hakkında verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İtiraz Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün içerisinde kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir. Kararı veren mahkeme itiraz yerinde görür ise kararı düzeltir. Ancak mahkeme itiraz yerinde görmez ise,  itiraz dilekçesini itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapılamaz. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Adli Sicile İşler mi? Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sabıka kaydına işlemez, dolayısıyla adli sicil kaydına da işlemeyecektir. Kişilerin e-devlet veya savcılık kanalıyla aldıkları sabıka kaydında görünmemektedir. Ancak ayrı bir sistemde kayıt altında tutulur. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir. Büromuz Adana ve ilçelerinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz. &#160; &#160;</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-karari-nedir/">Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Nedir?</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><span style="color: #000000;"><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Nedir?</p>
<p></strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;">Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. Maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da diğer adıyla HAGB kararı; suça ilişkin verilen cezanın 5 yıllık süre ile açıklanmasının ertelenmesi anlamına gelir. Denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi ve bu suçtan dolayı mahkumiyet kararı alması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak sanığa verilen önceki hüküm açıklanır. Ancak sanık 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemez ise, kamu davası açılmamış sayılır; dava hiç açılmamış gibi kabul edilir.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Sanığın Lehine Midir?</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;"><br />
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın lehine ya da aleyhine olduğunu söyleyebilmek için, her durum ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ceza mahkemeleri karar verirken sanığa; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul edip etmediğini sormakta ve kişi bu soruya nasıl cevap vermesi gerektiğini bilememektedir. Bu sebeple mağduriyet yaşamamak adına mutlaka bir avukat ile ceza davası takip edilmelidir.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartları Nelerdir?</strong></span></h5>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Yargılama sonunda sanığa verilen ceza 2 yıl veya daha kısa süreli hapis cezası ya da adli para cezası olmalıdır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Suç nedeniyle mağdurun ya da kamunun bir zararı ortaya çıkmışsa, bu zarar tarafından giderilmelidir.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Sanık hakkında daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilmemiş olmalıdır. Taksirle yaralama, trafik kazası gibi taksirli suçlar engel değildir.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Hakim nezdinde sanığın tekrar suç işlemeyeceğine yönelik kanaat uyanmalıdır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına rıza göstermesi gerekir.</span></li>
</ul>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Verilemeyecek Suçlar</strong></span></h5>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Disiplin Mahkemeleri Kanunu uyarınca verilen disiplin cezaları(Ancak, disiplin suçu 26.02.2008 tarihinden önce işlenmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanabilir.)</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Karşılıksız çek keşide etme suçu,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">İmar kirliliğine neden olma,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Disiplin veya tazyik hapsi gerektiren fiiller(Taahhüdü ihlal, nafaka ödememe gibi)</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar için HAGB şartları oluşsa dahi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.</span></li>
</ul>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Denetim Süresi</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;"><br />
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için denetim süresi 5 yıldır. 5 yıllık denetim süresi kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlar.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Sanık denetim süresi içerisinde herhangi bir suç işlemez ise;</strong> HAGB kararı açıklanmayacak ve hakkında hiç dava açılmamış gibi kabul edilecektir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Sanık 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işler ve bu suçtan dolayı mahkumiyet kararı alır ise; </strong>açıklanması ertelenen önceki hüküm açıklanır. Yargıtay kararlarına göre; sanığın kasıtlı suç işlemesi hükmün açıklanmasını gerektirmez, ayrıca sonradan işlediği suç dolayısıyla kesinleşmiş ceza alması da gerekir. Dikkat edilirse denetim süresi içerisinde işlenen suçun kasıtlı suç olması gerektiğini belirttik, dolayısıyla taksirli suç işlemesi halinde denetim süresi sona ermiş olmaz. Trafik kazası, mala zarar verme, taksirle yaralama gibi suçlar taksirli suçlardır, kişi kendi isteği bu suçlara karıştığı için HAGB kararına bir etkisi olmayacaktır.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Adli Para Cezaları için HAGB Kararı Verilebilir mi?</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;"><br />
Yargılama sonucunda sanık hakkında adli para cezasına hükmedilebileceği gibi hapis cezasına da hükmedilebilir. Sanık hakkında adli para cezası verilmiş ise, diğer şartlar oluştuğu takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Ancak sanık hakkında verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İtiraz</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;"><br />
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün içerisinde kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir. Kararı veren mahkeme itiraz yerinde görür ise kararı düzeltir. Ancak mahkeme itiraz yerinde görmez ise,  itiraz dilekçesini itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapılamaz.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Adli Sicile İşler mi?</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;"><br />
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sabıka kaydına işlemez, dolayısıyla adli sicil kaydına da işlemeyecektir. Kişilerin e-devlet veya savcılık kanalıyla aldıkları sabıka kaydında görünmemektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ancak ayrı bir sistemde kayıt altında tutulur. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Büromuz Adana ve ilçelerinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-karari-nedir/">Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Nedir?</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-karari-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mobbing &#8211; Görevi Kötüye Kullanma</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/mobbing-gorevi-kotuye-kullanma/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mobbing-gorevi-kotuye-kullanma</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/mobbing-gorevi-kotuye-kullanma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Sep 2019 22:22:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[mobbing danıştay kararı]]></category>
		<category><![CDATA[mobbing görevi kötüye kullanma]]></category>
		<category><![CDATA[mobbing nedir]]></category>
		<category><![CDATA[mobbing soruşturma izni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6842</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özet: Mobbing uygulamak eyleminin görevi kötüye kullanmak suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekir. T.C. Danıştay 1. Dairesi E: 2013/1286 K: 2013/1035 K.T.:17.09.2013 &#160; Haklarında Ön İnceleme Yapılanlar : 1- …… Belediye Başkanı 2- …… Belediyesi Park ve Bahçeler Müdür Vekili İtiraz Edilen Karar: Haklarında ön inceleme yapılanların tümü için soruşturma izni verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanının 29.04.2013 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk.2013/186 sayılı kararı Karara İtiraz Eden : Şikayetçi … Soruşturulacak Eylem: Park ve Bahçeler Müdürü olarak görev yapmakta iken bu görevinden alınan şikayetçi …’a eziyet etmek, haksız eylem ve işlemlerle adı geçene bezdiri (mobbing) uygulamak suretiyle görevi kötüye kullanmak Eylem Tarihi: 2009 Yılı ve sonrası İçişleri Bakanlığının 27.08.2013 tarih ve 10669 sayılı yazısı ekinde gönderilen dosya, İçişleri Bakanının 29.04.2013 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk.2013/186 sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararı ve bu karara yapılan itiraz, Tetkik Hakimi Adnan Dikenli’nin açıklamaları dinlenildikten sonra, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca incelendi; Gereği Görüşülüp Düşünüldü: Dosyanın incelenmesinden, şikayetçinin maruz kaldığı haksız eylemlerin bir çoğuna …’nun doğrudan müdahil olmadığı, şikayetçi tarafından kendisine bezdiri ve psikolojik saldırı uyguladığı iddiasıyla … aleyhine manevi tazminat istemiyle Aydın 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen ve tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin 02.05.2013 tarih ve E:2012/224, K:2013/324 sayılı kararda da …’nun taraf olarak yer almadığı anlaşıldığından, İçişleri Bakanının 29.04.2013 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk.2013/186 sayılı kararının; … için soruşturma izni verilmemesine ilişkin kısmına yapılan şikayetçi itirazının reddine; …’a isnat edilen eylemin ise, hakkında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, şikayetçi itirazının kısmen kabulüyle İçişleri Bakanının 29.04.2013 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk.2013/186 sayılı kararının; … için soruşturma izni verilmemesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, adı geçen hakkında gereği yapılmak üzere dosyanın karar ekli olarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına, kararın birer örneğinin İçişleri Bakanlığı ile itiraz edene gönderilmesine 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: Kıdem Tazminatı Hesaplama 2019</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/mobbing-gorevi-kotuye-kullanma/">Mobbing – Görevi Kötüye Kullanma</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Özet: Mobbing uygulamak eyleminin görevi kötüye kullanmak suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekir.</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>T.C.<br />
</strong></span><span style="color: #000000;"><strong>Danıştay 1. Dairesi<br />
</strong></span><span style="color: #000000;"><strong>E: 2013/1286 K: 2013/1035 K.T.:17.09.2013</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Haklarında Ön İnceleme Yapılanlar :<br />
</span><span style="color: #000000;">1- …… Belediye Başkanı<br />
</span><span style="color: #000000;">2- …… Belediyesi Park ve Bahçeler Müdür Vekili</span></p>
<p><span style="color: #000000;">İtiraz Edilen Karar: Haklarında ön inceleme yapılanların tümü için soruşturma izni verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanının 29.04.2013 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk.2013/186 sayılı kararı</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Karara İtiraz Eden : Şikayetçi …</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Soruşturulacak Eylem: Park ve Bahçeler Müdürü olarak görev yapmakta iken bu görevinden alınan şikayetçi …’a eziyet etmek, haksız eylem ve işlemlerle adı geçene bezdiri (mobbing) uygulamak suretiyle görevi kötüye kullanmak</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Eylem Tarihi: 2009 Yılı ve sonrası</span></p>
<p><span style="color: #000000;">İçişleri Bakanlığının 27.08.2013 tarih ve 10669 sayılı yazısı ekinde gönderilen dosya, İçişleri Bakanının 29.04.2013 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk.2013/186 sayılı<strong> soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararı ve bu karara yapılan itiraz,</strong> Tetkik Hakimi Adnan Dikenli’nin açıklamaları dinlenildikten sonra, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca incelendi;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Gereği Görüşülüp Düşünüldü: Dosyanın incelenmesinden, şikayetçinin maruz kaldığı haksız eylemlerin bir çoğuna …’nun doğrudan müdahil olmadığı, şikayetçi tarafından kendisine bezdiri ve psikolojik saldırı uyguladığı iddiasıyla … aleyhine manevi tazminat istemiyle Aydın 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen ve tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin 02.05.2013 tarih ve E:2012/224, K:2013/324 sayılı kararda da …’nun taraf olarak yer almadığı anlaşıldığından, İçişleri Bakanının 29.04.2013 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk.2013/186 sayılı kararının; … için soruşturma izni verilmemesine ilişkin kısmına yapılan şikayetçi itirazının reddine;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>…’a isnat edilen eylemin ise, hakkında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, şikayetçi itirazının kısmen kabulüyle İçişleri Bakanının 29.04.2013 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk.2013/186 sayılı kararının; … için soruşturma izni verilmemesine ilişkin kısmının kaldırılmasına,</strong> adı geçen hakkında gereği yapılmak üzere dosyanın karar ekli olarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına, kararın birer örneğinin İçişleri Bakanlığı ile itiraz edene gönderilmesine 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/kidem-tazminati-hesaplama-2019/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kıdem Tazminatı Hesaplama 2019</a></span></strong></p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/mobbing-gorevi-kotuye-kullanma/">Mobbing – Görevi Kötüye Kullanma</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/mobbing-gorevi-kotuye-kullanma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tehdit Suçu Yargıtay Kararı</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-yargitay-karari/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tehdit-sucu-yargitay-karari</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-yargitay-karari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Sep 2019 19:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adana ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[kavga sırasında söylenen sözler tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[kavga sırasında söylenen sözler tehdit yargıtay]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit suçu cezası]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit suçu yargıtay kararı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6835</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yargıtay 18. Ceza Dairesi          2015/32576 E.  ,  2016/10891 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: 1- Sanık &#8230; hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu, Anlaşıldığından, sanık &#8230;’ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, 2- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Somut olayda; atılı suça konu sözlerin objektif olarak tehdit suçunun oluşmasına elverişli ve yeterli olması nedeniyle sanığın cezalandırılması gerekeceği gözetilmeden, tartışma sırasında fevren söylenen sözlerde korkutuculuk, ürkütücülük, elverişlilik, ciddiyet mevcut olmadığından tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,  Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: Trafik Kazalarında Ters Yöne Girmek ve Bilinçli Taksir</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-yargitay-karari/">Tehdit Suçu Yargıtay Kararı</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>Yargıtay 18. Ceza Dairesi         </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>2015/32576 E.  ,  2016/10891 K.</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>“İçtihat Metni”</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1- Sanık &#8230; hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,</span><br />
<span style="color: #000000;">Anlaşıldığından, sanık &#8230;’ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">2- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.</span><br />
<span style="color: #000000;">Ancak;</span><br />
<span style="color: #000000;">Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.</span><br />
<span style="color: #000000;"><strong>Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Somut olayda; atılı suça konu sözlerin objektif olarak tehdit suçunun oluşmasına elverişli ve yeterli olması nedeniyle sanığın cezalandırılması gerekeceği gözetilmeden, tartışma sırasında fevren söylenen sözlerde korkutuculuk, ürkütücülük, elverişlilik, ciddiyet mevcut olmadığından tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi, </span><br />
<span style="color: #000000;">Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</span></strong></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/trafik-kazalarinda-ters-yone-girmek-ve-bilincli-taksir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Trafik Kazalarında Ters Yöne Girmek ve Bilinçli Taksir</a></strong></span></p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-yargitay-karari/">Tehdit Suçu Yargıtay Kararı</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-yargitay-karari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ticareti Terk Suçu</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/ticareti-terk-sucu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ticareti-terk-sucu</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/ticareti-terk-sucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Sep 2019 20:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İcra Ve İflas Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adana ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[ticareti terk ceza verilmeyen haller]]></category>
		<category><![CDATA[ticareti terk cezası]]></category>
		<category><![CDATA[ticareti terk görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[ticareti terk nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6827</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ticareti Terk Nedir? &#160; İcra ve İflas Kanunu, ticaret hayatını sona erdiren tacir için birtakım prosedürleri yerine getirme sorumluluğu yüklemiştir. Ticareti bırakan tacir, 15 gün içerisinde durumu kayıtlı bulunduğu ticaret sicil müdürlüğüne bildirmeli ve bütün aktif pasif malvarlığı ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanında bulunmalıdır. Ticareti bırakmasına rağmen bu yükümlülükleri yerine getirmeyen tacir İİK md 337/a bendinde yer alan ticareti terk ya da diğer adıyla ticareti usulsüz terk suçunu işlemiş olur. Ticareti Terk Suçunun Unsurları Nelerdir? Ticareti terk suçunun gerçekleşmesi için aşağıdaki durumlardan birinin gerçekleşmesi yeterlidir: Ticareti terk eden tacirin 15 gün içerisinde mal beyanında bulunmaması, Mal beyanında bulunsa dahi, mevcudunu eksik göstermesi, Mal beyanında bulunsa dahi, aktifinde yer alan malı göstermemesi veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermemesi, Mal beyanında bulunduktan sonra 2 ay içerisinde malları üzerinde tasarruf etmesi, Ticareti terkin geçerli olabilmesi için gereken ilan masraflarının ödenmemesi. Ticareti Terk Suçunu Kim İşleyebilir? &#160; Ticareti terk suçunu gerçek kişi tacirler işleyebileceği gibi limited şirket müdürü veya anonim şirket yetkilisi de ticareti terk suçunun faili olabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/821 E. 2014/478 K. sayılı kararına göre; “İİK&#8217;nun 44. maddesinde &#8220;ticareti terk eden tacir&#8221; ifadesi kullanılmış olup, bu ifadenin yalnızca gerçek kişi tacirleri kapsadığına ilişkin herhangi bir kısıtlayıcı hüküm konulmamıştır. O halde, tacir sayılan limited şirketleri temsil ve idareye yetkili müdürlerinin, şirketin ticareti terk etmeleri halinde aynı maddedeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi aynı kanunun 337/a maddesi gereğince cezalandırılmalarına engel bulunmamaktadır. Diğer yandan, İİK&#8217;nun 44. maddesinde yapılan değişikliğin &#8220;ticareti terk eden kötü niyetli borçluların bu davranışlarının önlenmesi&#8221; amacı ile getirildiği de gerekçede açıkça ifade edilmektedir.” Ticareti Terk Suçu Şikayet &#160; Ticareti terk suçunda failin cezalandırılabilmesi için alacaklının şikayette bulunması gerekir. Ticareti terk suçu için kanun; her alacaklı için değil, sadece zarara uğrayan alacaklı için şikayet hakkı tanımıştır. Alacaklının alacağını tahsil edememesi zarara uğradığını gösterir. Ticareti terk suçu şikayet süresi; ticareti terkin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay, her halde ticareti terkten itibaren 1 yıl geçmekle şikayet hakkı düşer. Ticareti Terk Cezasının Düşmesi ve Ceza Verilemeyecek Haller Ticareti terk suçunu işleyen tacir alacaklının zarara uğramadığını ispat ederse ceza verilmez. Alacaklı feragat eder veya borcun ödendiği tespit edilirse dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer. Karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez. Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz. Ticareti Terk Suçu Nasıl İspatlanır? &#160; Ticareti terk ettiği iddia edilen tacirin, ticaret sicil müdürlüğünde bulunan adresinde, faaliyetinin devam edip etmediği emniyet aracılığıyla araştırılması mahkemeden talep edilebilir. Mahkeme emniyet müdürlüğüne müzekkere yazarak zabıta araştırması yapılmasını isteyecektir, adreste ve diğer şubelerde faaliyetinin sona erdiği tespit edilen tacir ticareti terk etmiş kabul edilir. Tacirin adres değişikliği yapması ticareti terk ettiği anlamına gelmez. Ticareti Terk Suçunun Cezası &#160; Ticareti terk eden borçlu, zarar gören alacaklının şikayeti üzerine, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır, ancak alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez. Ticareti Terk Yetkili ve Görevli Mahkeme &#160; Ticareti terk suçu görevli mahkeme icra ceza mahkemeleridir. Ticareti terk suçu şikayet dilekçesi de icra ceza mahkemesine verilir. Ticareti terk suçu yetkili mahkeme icra takibinin açıldığı yer mahkemesidir. Ticareti terk suçu kendi bünyesinde detaylar barındıran bir suçtur, takibinin bir avukat ile yapılması daha doğru olacaktır. Büromuz İcra Ceza Hukuku alanında Adana ve ilçelerinde avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir, detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz. Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: Trafik Kazalarında Ters Yöne Girmek ve Bilinçli Taksir Ticari Kazanç Kaybı Yargıtay Kararı &#160; &#160; &#160; &#160;</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/ticareti-terk-sucu/">Ticareti Terk Suçu</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><span style="color: #000000;"><strong>Ticareti Terk Nedir?</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">İcra ve İflas Kanunu, ticaret hayatını sona erdiren tacir için birtakım prosedürleri yerine getirme sorumluluğu yüklemiştir. Ticareti bırakan tacir, 15 gün içerisinde durumu kayıtlı bulunduğu ticaret sicil müdürlüğüne bildirmeli ve bütün aktif pasif malvarlığı ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanında bulunmalıdır. Ticareti bırakmasına rağmen bu yükümlülükleri yerine getirmeyen tacir İİK md 337/a bendinde yer alan <strong>ticareti terk</strong> ya da diğer adıyla <strong>ticareti usulsüz terk </strong>suçunu işlemiş olur.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Ticareti Terk Suçunun Unsurları Nelerdir?</strong></span></h5>
<p><span style="color: #000000;"><strong><br />
</strong></span><span style="color: #000000;">Ticareti terk suçunun gerçekleşmesi için aşağıdaki durumlardan birinin gerçekleşmesi yeterlidir:</span></p>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Ticareti terk eden tacirin 15 gün içerisinde mal beyanında bulunmaması,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Mal beyanında bulunsa dahi, mevcudunu eksik göstermesi,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Mal beyanında bulunsa dahi, aktifinde yer alan malı göstermemesi veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermemesi,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Mal beyanında bulunduktan sonra 2 ay içerisinde malları üzerinde tasarruf etmesi,</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Ticareti terkin geçerli olabilmesi için gereken ilan masraflarının ödenmemesi.</span></li>
</ul>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Ticareti Terk Suçunu Kim İşleyebilir?</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Ticareti terk suçunu <strong>gerçek kişi tacirler</strong> işleyebileceği gibi <strong>limited şirket müdürü</strong> veya <strong>anonim şirket yetkilisi</strong> de ticareti terk suçunun faili olabilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/821 E. 2014/478 K. sayılı kararına göre;<em> “İİK&#8217;nun 44. maddesinde &#8220;ticareti terk eden tacir&#8221; ifadesi kullanılmış olup, bu ifadenin yalnızca gerçek kişi tacirleri kapsadığına ilişkin herhangi bir kısıtlayıcı hüküm konulmamıştır. O halde, tacir sayılan limited şirketleri temsil ve idareye yetkili müdürlerinin, şirketin ticareti terk etmeleri halinde aynı maddedeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi aynı kanunun 337/a maddesi gereğince cezalandırılmalarına engel bulunmamaktadır. Diğer yandan, İİK&#8217;nun 44. maddesinde yapılan değişikliğin &#8220;ticareti terk eden kötü niyetli borçluların bu davranışlarının önlenmesi&#8221; amacı ile getirildiği de gerekçede açıkça ifade edilmektedir.”</em></span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Ticareti Terk Suçu Şikayet</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Ticareti terk suçunda failin cezalandırılabilmesi için alacaklının şikayette bulunması gerekir. Ticareti terk suçu için kanun; her alacaklı için değil, sadece <strong>zarara uğrayan alacaklı</strong> için şikayet hakkı tanımıştır. Alacaklının alacağını tahsil edememesi zarara uğradığını gösterir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Ticareti terk suçu şikayet süresi;</strong> ticareti terkin öğrenildiği tarihten itibaren <strong>3 ay,</strong> her halde ticareti terkten itibaren <strong>1 yıl</strong> geçmekle şikayet hakkı düşer.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Ticareti Terk Cezasının Düşmesi ve Ceza Verilemeyecek Haller</strong></span></h5>
<ul>
<li><span style="color: #000000;">Ticareti terk suçunu işleyen tacir alacaklının zarara uğramadığını ispat ederse ceza verilmez.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Alacaklı feragat eder veya borcun ödendiği tespit edilirse dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.</span></li>
<li><span style="color: #000000;">Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz.</span></li>
</ul>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Ticareti Terk Suçu Nasıl İspatlanır?</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Ticareti terk ettiği iddia edilen tacirin, ticaret sicil müdürlüğünde bulunan adresinde, faaliyetinin devam edip etmediği emniyet aracılığıyla araştırılması mahkemeden talep edilebilir. Mahkeme emniyet müdürlüğüne müzekkere yazarak zabıta araştırması yapılmasını isteyecektir, adreste ve diğer şubelerde faaliyetinin sona erdiği tespit edilen tacir ticareti terk etmiş kabul edilir. Tacirin adres değişikliği yapması ticareti terk ettiği anlamına gelmez.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Ticareti Terk Suçunun Cezası</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Ticareti terk eden borçlu, zarar gören alacaklının şikayeti üzerine, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır, ancak alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Ticareti Terk Yetkili ve Görevli Mahkeme</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Ticareti terk suçu görevli mahkeme icra ceza mahkemeleridir. Ticareti terk suçu şikayet dilekçesi de icra ceza mahkemesine verilir. Ticareti terk suçu yetkili mahkeme icra takibinin açıldığı yer mahkemesidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ticareti terk suçu kendi bünyesinde detaylar barındıran bir suçtur, takibinin bir avukat ile yapılması daha doğru olacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Büromuz İcra Ceza Hukuku alanında Adana ve ilçelerinde avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermektedir, detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/trafik-kazalarinda-ters-yone-girmek-ve-bilincli-taksir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Trafik Kazalarında Ters Yöne Girmek ve Bilinçli Taksir</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-ve-cezasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Ticari Kazanç Kaybı Yargıtay Kararı</a></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/ticareti-terk-sucu/">Ticareti Terk Suçu</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/ticareti-terk-sucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosya Medya Aracılığıyla Hakaret Suçu</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/sosya-medya-araciligiyla-hakaret-sucu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sosya-medya-araciligiyla-hakaret-sucu</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/sosya-medya-araciligiyla-hakaret-sucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Sep 2019 18:41:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilişim Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim hukuku avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[facebook üzerinden hakaret]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya aracılığıyla hakaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6797</guid>

					<description><![CDATA[<p>Facebook Üzerinden Hakaret-Bilirkişi Raporu Alınmasına İlişkin Yargıtay Kararı Özet: &#8220;Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından, suç tarihinde sanığın ve katılanın kullandığı facebook hesaplarına girmeye elverişli bilgisayar, telefon, tablet vb. cihazların neler olduğunun ve halen taraflarda olup olmadığının tespitine çalışılması, tespiti halinde bu cihazlardan, aksi durumda halen kullandıkları cihazlardan &#8220;&#8230;&#8221; isim ve soy ismiyle açılan facebook adresinin ve tespit edildiği takdirde buna bağlı mail adresinin kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldığı tespit edildiği takdirde hangi tarihler arasında girildiği, ayrıca soruşturma aşamasında dosyaya sunulan facebook çıktısı örnekleri esas alınmak suretiyle, internet servis sağlayıcısı ve IP adresinin tespit edilip edilemeyeceği hususunda, bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması ayrıca söz konusu hesabın üzerindeki bilgilerden yola çıkarak açık kaynak araştırması yapılmak suretiyle ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği&#8221; Yargıtay 4. Ceza Dairesia 2014/32543 E. 2018/21151 K. &#8220;İçtihat Metni&#8221; MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1) Sanığa yükletilen tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde; Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan …’un temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2) Sanığa yükletilen hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün temyizine gelince; Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından, suç tarihinde sanığın ve katılanın kullandığı facebook hesaplarına girmeye elverişli bilgisayar, telefon, tablet vb. cihazların neler olduğunun ve halen taraflarda olup olmadığının tespitine çalışılması, tespiti halinde bu cihazlardan, aksi durumda halen kullandıkları cihazlardan &#8220;&#8230;&#8221; isim ve soyismiyle açılan facebook adresinin ve tespit edildiği takdirde buna bağlı mail adresinin kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldığı tespit edildiği takdirde hangi tarihler arasında girildiği, ayrıca soruşturma aşamasında dosyaya sunulan facebook çıktısı örnekleri esas alınmak suretiyle, internet servis sağlayıcısı ve IP adresinin tespit edilip edilemeyeceği hususunda, bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması ayrıca söz konusu hesabın üzerindeki bilgilerden yola çıkarak açık kaynak araştırması yapılmak suretiyle ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı ve katılan &#8230;&#8217;un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: Bank Asya Yargıtay Kararı Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası &#160; &#160; &#160;</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/sosya-medya-araciligiyla-hakaret-sucu/">Sosya Medya Aracılığıyla Hakaret Suçu</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>Facebook Üzerinden Hakaret-Bilirkişi Raporu Alınmasına İlişkin Yargıtay Kararı</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Özet:</strong> &#8220;Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından, suç tarihinde sanığın ve katılanın kullandığı facebook hesaplarına girmeye elverişli bilgisayar, telefon, tablet vb. cihazların neler olduğunun ve halen taraflarda olup olmadığının tespitine çalışılması, tespiti halinde bu cihazlardan, aksi durumda halen kullandıkları cihazlardan &#8220;&#8230;&#8221; isim ve soy ismiyle açılan facebook adresinin ve tespit edildiği takdirde buna bağlı mail adresinin kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldığı tespit edildiği takdirde hangi tarihler arasında girildiği, ayrıca soruşturma aşamasında dosyaya sunulan facebook çıktısı örnekleri esas alınmak suretiyle, internet servis sağlayıcısı ve IP adresinin tespit edilip edilemeyeceği hususunda, bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması ayrıca söz konusu hesabın üzerindeki bilgilerden yola çıkarak açık kaynak araştırması yapılmak suretiyle ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği&#8221;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Yargıtay 4. Ceza Dairesia<br />
2014/32543 E.<br />
2018/21151 K.</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;İçtihat Metni&#8221;</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi</span><br />
<span style="color: #000000;">SUÇLAR : Tehdit, hakaret</span><br />
<span style="color: #000000;">HÜKÜMLER : Beraat</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:</span><br />
<span style="color: #000000;">Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.</span><br />
<span style="color: #000000;">Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;</span><br />
<span style="color: #000000;">1) Sanığa yükletilen <a href="https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><span style="color: #3366ff;"><strong>tehdit</strong> </span></a>suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde;</span><br />
<span style="color: #000000;">Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan …’un temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">2) Sanığa yükletilen hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün temyizine gelince;</span><br />
<span style="color: #000000;">Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından, suç tarihinde sanığın ve katılanın kullandığı facebook hesaplarına girmeye elverişli bilgisayar, telefon, tablet vb. cihazların neler olduğunun ve halen taraflarda olup olmadığının tespitine çalışılması, tespiti halinde bu cihazlardan, aksi durumda halen kullandıkları cihazlardan &#8220;&#8230;&#8221; isim ve soyismiyle açılan facebook adresinin ve tespit edildiği takdirde buna bağlı mail adresinin kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldığı tespit edildiği takdirde hangi tarihler arasında girildiği, ayrıca soruşturma aşamasında dosyaya sunulan facebook çıktısı örnekleri esas alınmak suretiyle, internet servis sağlayıcısı ve IP adresinin tespit edilip edilemeyeceği hususunda, bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması ayrıca söz konusu hesabın üzerindeki bilgilerden yola çıkarak açık kaynak araştırması yapılmak suretiyle ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kanuna aykırı ve katılan &#8230;&#8217;un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</span></strong></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/bank-asya-yargitay-karari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bank Asya Yargıtay Kararı</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-ve-cezasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası</a></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/sosya-medya-araciligiyla-hakaret-sucu/">Sosya Medya Aracılığıyla Hakaret Suçu</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/sosya-medya-araciligiyla-hakaret-sucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası</title>
		<link>https://avdilberkoyuncu.com/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-ve-cezasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cumhurbaskanina-hakaret-sucu-ve-cezasi</link>
					<comments>https://avdilberkoyuncu.com/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-ve-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Dilber Koyuncu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 20:58:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adana avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Adana ceza avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanına hakaret]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanına hakaret para cezası]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanına hakaret şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanına hakaret yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avdilberkoyuncu.com/?p=6729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hakaret, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle; onur, şeref ve saygınlığa saldırılmasıdır. Hakaret suçu Türk Ceza Kanunu 125. maddesinde düzenlenmiştir. Hakaret suçunu işlediği tespit edilen sanık üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu &#160; Cumhurbaşkanına hakaret suçu kanunumuzda temel hakaret suçu olarak görülmemiş, ayrı bir maddede düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanına hakaret suçu TCK 299. maddede düzenlenmiştir. Hakaret suçu TCK’da “Şerefe Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiş iken, Cumhurbaşkanına hakaret suçu “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile korunmak istenen değer Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığı olduğu gibi, aynı zamanda devletin itibarıdır. Bir fiilin ya da cümlenin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağı tespit edilirken, korunan hukuki değer ile Anayasa ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ile güvence altına alınan “ifade özgürlüğü” arasında denge kurulmalıdır. Uygulamada Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile soruşturma başlatılan kişiler genellikle tutuklama tedbiri ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu durum ifade özgürlüğünü ve adil yargılanma ilkesini ihlal eder niteliktedir. Cumhurbaşkanına hakaret suçunda, eleştiri olarak nitelendirilmesi gereken çoğu ifade maalesef hakaret kapsamında değerlendirilmektedir. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun işlenebilmesi için, hakaret teşkil eden ifadenin, Cumhurbaşkanının görevi dolayısıyla mı yoksa özel hayatıyla mı ilgili olduğunun hiçbir önemi yoktur. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun soruşturulması için şikayet gerekmez, halbuki basit hakaret için mağdurun şikayeti gerekmektedir. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun işlendiği bilgisini alan cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma başlatır, ancak kovuşturma aşamasına geçilmesi için Adalet Bakanlığı’nın izni gerekir. Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Cezası &#160; Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun cezası, basit hakarete kıyasla daha ağır ceza olarak öngörülmüştür. Cumhurbaşkanına Gıyapta Hakaret &#160; Basit hakaret suçunun gıyapta işlenebilmesi için, hakaret teşkil eden söz veya davranışın en az 3 kişi tarafından öğrenilmesi gerekir. Yani mağdurun olmadığı bir ortamda mağdura hakaret teşkil eden sözler sarf ediliyorsa, o ortamda sanık hariç en az 3 kişi bulunması gerekir ve bu hususa ihtilat şartı denilir. Ancak Cumhurbaşkanına hakaret suçunun gıyapta işlenebilmesi için ihtilat unsuru aranmaz, dolayısıyla hakaret sayılan sözün bir kişinin dahi yanında işlenebilmesi mümkündür. İnternet Yoluyla Cumhurbaşkanına Hakaret &#160; Basit hakaret suçu internet üzerinden işlenebileceği gibi, Cumhurbaşkanına hakaret suçu da internet yoluyla işlenebilir. Günümüzde Facebook, İnstagram, Twitter gibi sosyal medya hesapları üzerinden birçok hakaret tehdit suçu işlenmektedir. İnsanların bu mecraları suç ortamı haline getirmesinin sebeplerinden biri de anonim olmanın verdiği cesarettir. Sosyal medya hesapları ve internet üzerinden yayın yapan medya organları insanların fikir ve düşüncelerini ifade edebilmeleri gereken ortamlardır. Bu sebeple özellikle Cumhurbaşkanına hakaret suçu özelinde, ifadenin eleştiri mi yoksa hakaret mi olduğuna dikkat etmek gerekir. İnternet üzerinden işlenen hakaret suçunun alenen işlendiği kabul edilir ve alenen hakaret, cezanın arttırılmasını gerektiren nitelikli haldir. Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. Cumhurbaşkanına Hakaret Yargıtay Kararı &#160; Sanığın yukarıda belirtilen tarihlerde kendi facebook sayfasında aynı suç kastıyla ve birden fazla kez Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını kastettiği açıkça anlaşılacak şekilde; katil, yezit, hapisten korktuğu için zulmeden, teröristleri besleyen gibi doğrudan Cumhurbaşkanını halk nezdinde küçük düşürücü, onur ve saygınlığını zedeleyici, isnatlarda bulunmak suretiyle AİHS ve hukuk düzenimizin koruduğu düşünce özgürlüğü kapsamında kalmayan, anlam ve içerik derinliğinden yoksun, sloganik tarzda aşağılayıcı ve hakaret kastıyla söylenmiş paylaşımlardan ibaret sanığın eyleminin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden, 5237 Sayılı Kanun’un 299/1-2, 43/1 maddeleri uyarınca sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi isabetli değildir (Yargıtay 16. Ceza Dairesi &#8211; Karar: 2017/4807). Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz: Tehdit Suçu ve Cezası Bank Asya Yargıtay Kararı Sosya Medya Aracılığıyla Hakaret Suçu</p>
<p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-ve-cezasi/">Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Hakaret, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle; onur, şeref ve saygınlığa saldırılmasıdır. Hakaret suçu Türk Ceza Kanunu 125. maddesinde düzenlenmiştir. Hakaret suçunu işlediği tespit edilen sanık üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Cumhurbaşkanına hakaret suçu kanunumuzda temel hakaret suçu olarak görülmemiş, ayrı bir maddede düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanına hakaret suçu TCK 299. maddede düzenlenmiştir. Hakaret suçu TCK’da <em>“Şerefe Karşı Suçlar”</em> bölümünde düzenlenmiş iken, Cumhurbaşkanına hakaret suçu <em>“Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar”</em> bölümünde düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile korunmak istenen değer Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığı olduğu gibi, aynı zamanda devletin itibarıdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bir fiilin ya da cümlenin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağı tespit edilirken, korunan hukuki değer ile Anayasa ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ile güvence altına alınan <em>“ifade özgürlüğü”</em> arasında denge kurulmalıdır. Uygulamada Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile soruşturma başlatılan kişiler genellikle tutuklama tedbiri ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu durum ifade özgürlüğünü ve adil yargılanma ilkesini ihlal eder niteliktedir. Cumhurbaşkanına hakaret suçunda, eleştiri olarak nitelendirilmesi gereken çoğu ifade maalesef hakaret kapsamında değerlendirilmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Cumhurbaşkanına hakaret suçunun işlenebilmesi için, hakaret teşkil eden ifadenin, Cumhurbaşkanının görevi dolayısıyla mı yoksa özel hayatıyla mı ilgili olduğunun hiçbir önemi yoktur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Cumhurbaşkanına hakaret suçunun soruşturulması için şikayet gerekmez, halbuki basit hakaret için mağdurun şikayeti gerekmektedir. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun işlendiği bilgisini alan cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma başlatır, ancak kovuşturma aşamasına geçilmesi için Adalet Bakanlığı’nın izni gerekir.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Cezası</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun cezası, basit hakarete kıyasla daha ağır ceza olarak öngörülmüştür.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Cumhurbaşkanına Gıyapta Hakaret</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Basit hakaret suçunun gıyapta işlenebilmesi için, hakaret teşkil eden söz veya davranışın en az 3 kişi tarafından öğrenilmesi gerekir. Yani mağdurun olmadığı bir ortamda mağdura hakaret teşkil eden sözler sarf ediliyorsa, o ortamda sanık hariç en az 3 kişi bulunması gerekir ve bu hususa ihtilat şartı denilir. Ancak Cumhurbaşkanına hakaret suçunun gıyapta işlenebilmesi için ihtilat unsuru aranmaz, dolayısıyla hakaret sayılan sözün bir kişinin dahi yanında işlenebilmesi mümkündür.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>İnternet Yoluyla Cumhurbaşkanına Hakaret</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Basit hakaret suçu internet üzerinden işlenebileceği gibi, Cumhurbaşkanına hakaret suçu da internet yoluyla işlenebilir. Günümüzde Facebook, İnstagram, Twitter gibi sosyal medya hesapları üzerinden birçok hakaret tehdit suçu işlenmektedir. İnsanların bu mecraları suç ortamı haline getirmesinin sebeplerinden biri de anonim olmanın verdiği cesarettir. Sosyal medya hesapları ve internet üzerinden yayın yapan medya organları insanların fikir ve düşüncelerini ifade edebilmeleri gereken ortamlardır. Bu sebeple özellikle Cumhurbaşkanına hakaret suçu özelinde, ifadenin eleştiri mi yoksa hakaret mi olduğuna dikkat etmek gerekir. İnternet üzerinden işlenen hakaret suçunun alenen işlendiği kabul edilir ve alenen hakaret, cezanın arttırılmasını gerektiren nitelikli haldir. Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.</span></p>
<h5><span style="color: #000000;"><strong>Cumhurbaşkanına Hakaret Yargıtay Kararı</strong></span></h5>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Sanığın yukarıda belirtilen tarihlerde kendi facebook sayfasında aynı suç kastıyla ve birden fazla kez Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını kastettiği açıkça anlaşılacak şekilde; katil, yezit, hapisten korktuğu için zulmeden, teröristleri besleyen gibi doğrudan Cumhurbaşkanını halk nezdinde küçük düşürücü, onur ve saygınlığını zedeleyici, isnatlarda bulunmak suretiyle AİHS ve hukuk düzenimizin koruduğu düşünce özgürlüğü kapsamında kalmayan, anlam ve içerik derinliğinden yoksun, sloganik tarzda aşağılayıcı ve hakaret kastıyla söylenmiş paylaşımlardan ibaret sanığın eyleminin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden, 5237 Sayılı Kanun’un 299/1-2, 43/1 maddeleri uyarınca sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi isabetli değildir (Yargıtay 16. Ceza Dairesi &#8211; Karar: 2017/4807).</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Aşağıdaki yazılarımızı da okuyabilirsiniz:</strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/tehdit-sucu-ve-cezasi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tehdit Suçu ve Cezası</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/bank-asya-yargitay-karari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bank Asya Yargıtay Kararı</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong><a style="color: #3366ff;" href="https://avdilberkoyuncu.com/sosya-medya-araciligiyla-hakaret-sucu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sosya Medya Aracılığıyla Hakaret Suçu</a></strong></span></p><p>The post <a href="https://avdilberkoyuncu.com/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-ve-cezasi/">Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası</a> first appeared on <a href="https://avdilberkoyuncu.com">Avukat Dilber Koyuncu</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://avdilberkoyuncu.com/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-ve-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
