Aile Konutunun Eşin Rızası Olmaksızın Satılması

Aile Konutunun Eşin Rızası Olmaksızın Satılması

ÖZET : Aile konutu niteliğindeki taşınmazın diğer eşin rızası alınmadan satışının gerçekleştiği, davacı kadının devralan üçüncü kişi şirket aleyhine tapu iptal ve tescil davası açtığı, davalı şirketin tacir olması sebebiyle basiretli davranması gerekirken basiretsiz davrandığı, aile konutunu satan eşin evli olduğunu ve konutun aile konutu niteliğinde olduğunu bilmesi gerektiği, bu sebeple davalının kazanımının korunmaması gerektiği, yerel mahkemenin tapuda şerh olmadığı ve davacının davasını kanıtlayamadığından bahisle davanın reddine karar verdiği, Temyiz edilen hükmün tüm bu sebeplerle BOZULMASINA…

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

2014/23740 E.  ,  2015/12031 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan binanın giriş katının “aile konutu” olduğu hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Aile konutu niteliğindeki bu taşınmazın, Türk Medeni Kanunu’nun 194/1. maddesi gereğince hak sahibi (koca) tarafından davacı eşin açık rızası alınmadan, davalı … Tekstil Ltd. Şti. ne 17.11.2008 tarihinde satıldığı, davacı kadın tarafından söz konusu şirket aleyhine … 1. Aile Mahkemesinin E. 2009/1020 sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil istemiyle dava açıldıktan çok kısa bir süre sonra ise davalı şirket tarafından şirket çalışanı …’a 07.01.2010 tarihinde satıldığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalılardan … Tekstil Ltd. Şti. ve … iyi niyetli olduklarını savunmuşlardır. Davalı şirket 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nu hükümlerine tabi tacirdir (m. 124 vd.). Her tacir ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli hareket etmekle yükümlüdür (e.TTK m.20/2, 6102 s. TTK.m.18/2). Bu yükümlülüğü satın aldığı taşınmazın hukuki ve fiili durumunu bilmeyi de gerektirir. Başka bir ifade ile, taşınmazın tapu kütüğünde aile konutu olduğuna dair şerh bulunmasa bile taşınmazın “aile konutu” ve kendisiyle akdi ilişkiye giren şahsın evli olduğunu bilebilecek durumdadır. Bu özeni göstermemiş ise iyi niyet iddiasında bulunamaz (TMK.m.3/2). Vakıa ve karinelerden iyi niyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olanın kötü niyetli olduğunun diğer tarafça ispat edilmesine de lüzum yoktur. Şirket çalışanı …’ın da şirket yetkilisi …’nun şoförü olduğu, ilk satış işlemi de dahil olmak üzere bizzat bulunmak suretiyle taşınmazın niteliği ve satışı ile ilgili bilgi sahibi bulunduğu, davacı tarafından … 1. Aile Mahkemesinin E.2009/1020 sayılı dosyasında davalı şirket aleyhine tapu iptali ve tescil istemiyle dava açıldıktan çok kısa bir süre sonra taşınmazın bu kişiye satış işleminin yapıldığı ve keşif sırasında dava konusu taşınmazda bulunan kiracının ev sahibi olarak davalı şirket yetkilisi … ismini beyan ettiği anlaşıldığından, iyi niyetli olduğundan söz edilemez. Gerçekleşen bu hukuki duruma göre davacının açık rızası alınmadan tesis edilen satış sebebiyle davalı …’ın kazanımı korunamaz. O halde, isteğin kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın giriş katı ile ilgili tapunun iptaline ve davalı koca adına tapuya tesciline karar vermek gerekirken, davalıların kötü niyetinin kanıtlanamadığı ve tapuda aile konutu şerhi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 08.06.2015 (Pzt.)

KARŞI OY YAZISI

Türk Medeni Kanunu, iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı yolsuz tescilin düzeltilmesini isteme hakkını, taşınmaz üzerinde ayni hakkı zedelenen kişiye tanımıştır (TMK. m. 1024/3). Şu halde, taşınmaz üzerinde ayni veya sınırlı ayni hak sahibi bulunmayan, şahsi hak sahiplerinin tescilin yolsuzluğunu ileri sürerek düzeltme davası açma hakları yasal olarak yoktur. Davacının taşınmaz üzerinde ayni bir hakkı bulunmamaktadır. O sadece, ilk devir işlemine rızası gereken eş olup, rızanın yokluğu, bu devir işlemini geçersiz kılar ise de, sonraki devirler üzerinde etkili değildir. İlk devir için aranan “açık rıza” “eş tasarrufu” niteliğinde olmayan sonraki devirler için aranmaz. Olayda, davacının eşi, “aile konutunu” davacının “olurunu” almadan, 17.11.2008 tarihinde … Tekstil Ldt. Şti.’ne devretmiş, devralan şirket de, taşınmazı daha sonra 7.1.2010 tarihinde …’e satmıştır. Üçüncü kişi …’in iyi niyetli olmaması da, taşınmaz üzerinde ayni hakkı bulunmayan davacıya yolsuz tescilin düzeltilmesi hakkını vermez. Davanın reddi, bu sebeple sonucu bakımından doğrudur. Yerel mahkeme kararının açıklanan sebeple onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma görüşüne iştirak etmiyorum.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

AVUKATA SOR

)
    yazıyor...

    Bize soru ve mesaj göndermek için aşağıdaki formu doldurunuz.

    Mesajı Gönder İptal Et